12 Eylül 2022 Pazartesi

2022-2023 Eğitim Öğretim Yılı Öğretmensiz Başlıyor

 

2022-2023 Eğitim Öğretim Yılı Öğretmensiz Başlıyor

2022-2023 eğitim öğretim yılı bugün başladı. İlk ve ortaöğretim kurumlarında yaklaşık 19 milyon öğrencimizi ve 1,2 milyon öğretmenimizi zorlu bir süreç bekliyor.  

Tüm öğrenci ve öğretmenlerimize başarılar; velilerimize de bu zorlu süreçte kolaylıklar diliyorum. 

20 BİN ÖĞRETMEN GÖREVE BAŞLAYAMADI

 Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer 1 Eylül 2022’de ataması yapılan 20 bin öğretmen için  “Ataması yapılan öğretmenlerimiz 12 Eylül'de görev başı yapacak.” demişti.  Ancak 1 Eylül 2022’de ataması yapılan sözleşmeli öğretmenlere,   il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri ile okul idareleri, “Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması” tamamlanmadığı gerekçesiyle, tamamlanana kadar ücretli öğretmenlik yapmalarının teklif etti.

Bu konuda Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer tarafından yanıtlanması için soru TBMM’ye soru önergesi de verdim, ancak yanıt sosyal medya üzerinden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’dan geldi. 

SÜLEYMAN SOYLU GÖREVİNİ YAPSAYDI 20 BİN ÖĞRETMEN OKULLARINDA OLACAKTI

Soylu, “Yeni atanan Öğretmenlerimizin Güvenlik Soruşturmalarında elimizi çabuk tutuyoruz. Mahmut Özer Bakanımızla sıkı iş birliğiyle, kura sonrası iletilen 16345 Öğretmenimizden 7000'inin Güvenlik Soruşturması tamamlanıp gönderildi. Geri kalanı Salı akşamı tamamlanmış olacak” açıklamasını yaptı.

Verilen bilgiye göre Güvenlik Soruşturması tamamlanamayan 13 öğretmen okullar açılmasına rağmen göreve başlayamamış.

Süleyman Soylu siyasilere laf yetiştirmeyi bırakıp işini yapmış olsaydı bugün 20 bin öğretmenin tamamı okullarında olacaktı. 

OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENİ VE SINIF ÖĞRETMENİ ATAMASI YAPILMADI

Aylardır okullar açılmadan, okul öncesi öğretmenliği ve sınıf öğretmenliği için yeni öğretmen ataması yapılması gerektiği söylüyoruz. Yönetmelik değişikliğine göre de okul öncesi öğretmeni ve sınıf öğretmeni atamasının yapılması gerekiyordu. İvedilikle en az 20 bin okul öncesi, 20 bin de sınıf öğretmeni olmak üzere toplam 40 bin öğretmenin ataması için çağrımızı yapmıştık ancak bu çağrımız da duyulmadı.  

YETELİ SAYIDA GÜVENLİKÇİ HİZMETLİ VE TEMİZLİKÇİ ATANMADI

Okullara yeterli sayıda güvenlikçi, temizlikçi ve hizmetli ataması yapılmadı. Eroin ve esrar satıcıları okulların önlerini mesken tutmuşken, okul güvenliklerinin olmaması çocuklarımızın can güvenliğini hiçe saymaktır. 

Pandeminin devam ettiği bir dönemde okullara yeterli sayıda temizlikçi ve hizmetlinin alınmaması çocuklarımızın ve halkın can güvenliğinin yok sayıldığını göstermektedir. 

Okullarımıza yeterli ek bütçe verilerek eksiklikler ivedilikle kapatılmalıdır.

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 2021-2022 ÖRGÜN EĞİTİM İSTATİSTİKLERİNİ AÇIKLADI

Açıklanan veriler AKP’nin eğitim öğretime şaşı baktığının göstergesi  gibi…

İmam Hatip Ortaokulların sayısı 3 bin 427’den 3 bin 451’e yükselirken; İmam Hatip Ortaokulu öğrenci sayısı 714 binden 710 bine düştü.

İmam Hatip Liselerin sayısı ise 1673’ten 1694’e yükselirken; İmam Hatip Liseleri öğrenci sayısı 667 binden 617 bine düştü.

Okul sayısı artarken, öğrenci sayısının azaldığı bir sistemi yaparsa AKP yapar. Bu uygulamanın Türkiye tarihinde, ne de dünya tarihinde örneği yoktur. 

ÖRGÜN EĞİTİM DÜŞTÜ AÇIK ÖĞRETİM ARTTI

2020-2021’de, 1 milyon 580 bin 764 olan açık öğretimdeki öğrenci sayısı, 157 bin artarak 1 milyon 738 bin 198 oldu.

Açık öğretim ortaokulunda okuyan öğrenci sayısı 128 binden 171 bine yükseldi.

Açık öğretim lisesinde okuyan öğrenci sayısı ise 1 milyon 452 binden, 1 milyon 566 bine yükseldi.

Okul çağındaki çocukların örgün eğitimden açık öğretime yönlendirilmesi, eğitim hakkına vurulan büyük bir darbedir. İnsan haklarına da, çocuk haklarına da, eğitim hakkın da aykırıdır. Anayasal bir suçtur.

OKUL SAYILARI AZALDI

2021-2022’de İlkokullarda 24 bin 576 olan okul sayısı, bir yıl içinde 57 azaldı, 24 bin 519’e düştü.

Ortaokulda ise 19 bin 25 olan okul sayısı 18 bin 936’ya düştü.

Lisede ise okul sayısı 12 bin 972’den, 12 bin 804’e düştü.

Devlet okullarının sayısı düşerken, özel okulların sayısı artı. 

MİLLİ EĞİTİM SINIFTA BIRAKILAN LİSELİLERİN SESİNİ DUYMADI

Öğrencilerin pandemiden kaynaklı büyük sorun yaşadıklarını biliyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı sınıfta bırakılan lise öğrencilerin seslerini duymadı, dramlarına sesiz kaldı. Açıklamalarımıza da soru önergelerimize de yanıt verdi. 

Milli Eğitim Bakanlığının dibinde, Ankara Keçiören Fetih Anadolu Lisesi 10 J sınıf mevcudu 40 kişi,  sınıftan kalan öğrenci sayısı 25 kişi; 10 E sınıfı 40 kişi, sınıfta kalan öğrenci sayısı 20 kişi… 

Sayın Mahmut Özer okul mevcudunun yarısının sınıfta kalması normal mi?

Okul yöneticilerinin sınıfta kalan öğrenci velilerine, çocuklarını açık liselere göndermeleri telkininde bulunduklarından haberiniz var m? 

Türkiye çapında sınıfta bırakma olayının ne boyutlarda olduğunu biliyor musunuz?

Gençlerin bir yılını çalmaya hiç kimsenin hakkı yok. Daha da geç olmadan liseli gençlerimize af çıkartılması ve yaşanan drama son verilmesi gerekir.

ÖĞRETMEN UZMANLIK SINAVI İPTAL EDİLSİN

Öğretmenlerin ve eğitim sendikalarının istemediği, 19 Kasım 2022 Cumartesi günü yapılacak öğretmen uzmanlık sınavı derhal iptal edilmelidir.

Sayın Mahmut Özer, sınava karşı çıkan sendikaları ablukaya alarak, öğretmenlere şiddet uygulayarak sorunu çözemezsiniz. Öğretmenlik zaten uzmanlık mesleğidir. Uzmanlığını elinden almak için öğretmene sınav yapamazsın. Öğretmenler kariyer basamağı istemiyor. 

Öğretmen insanca yaşayabileceği maaş istiyor, iş güvencesi istiyor, sosyal haklarının iyileştirilmesini istiyor, örgütlenme hakkı istiyor.

ÖZEL OKUL ÖĞRETMENLERİNE HAKLARINI VERİN

Özel okul öğretmenleri “Açlık sınırı altında ücret alıyoruz, iş güvencemiz yok…” diye feryat ettiler. Ancak biber gazı sıkılıp, yerlerde sürüklendiler. Özel okul öğretmenleri de devlet okullarında çalışan öğretmenlerin haklarına sahip olmalıdır. Onları öğretmen olarak görmeyen AKP iktidarını bir kez kınıyorum. 

BURDUR İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ NESRİN KAKIRMAN HAKKINDA NE YAPTINIZ

Sayın Mahmut Özer TBMM aracılığıyla verdiği soru önergesine yanıt vermediniz, yeniden soruyorum;

Halen Burdur İl Milli Eğitim Müdürlüğü görevini sürdüren Nesrin Kakırman; Beşiktaş İlçe Milli Eğitim Müdürü olduğu dönemde, kardeşi Adalet ve Kalkınma Partisi Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu ile birlikte Maya Eğitim Danışmanlık şirketinin ortağı olmuş mudur?

Olmuşsa DMK’na göre nasıl mümkün olmuştur?

Bakanlığınızca bu konuda bir işlem yapılmış mıdır? 

 

Yıldırım KAYA

CHP Ankara Milletvekili

12 Eylül 2022



31 Ağustos 2022 Çarşamba

SÜLEYMAN SOYLU ÖĞRETMENLERDEN ÖZÜR DİLE

SÜLEYMAN SOYLU ÖĞRETMENLERDEN ÖZÜR DİLE

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyesi öğretmenlerin sefalet ücreti ve iş güvencesizliğine karşı Ankara’da yaptığı eyleme polisin şiddet uygulayarak, gaz sıkarak gözaltına alması ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun öğretmenleri hedef gösteren açıklamalarını TBMM’ye verdiğim soru önergesi ile Meclis gündemine taşıdım.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki sorularımın Anayasa’nın 98, TBMM İçtüzüğü’nün 96 ve 99’uncu maddelerine uygun olarak, İçişleri Bakanı Süleyman SOYLU tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim. 21.08.2022


Yıldırım KAYA

Ankara Milletvekili

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyesi öğretmenler, sefalet ücreti ve iş güvencesizliğine karşı, 30 Ağustos 2022 Salı günü Ankara’da yaptıkları eyleme polis orantısız güç kullanarak müdahale etmiş; öğretmenler dövülerek ve gaz sıkılarak gözaltına alınmıştır.

Demokratik haklarını kullanan öğretmenlerin kendilerini ifade etmesine izin vermeyen polis “Al bunu…” diyerek öğretmenlere şiddet uygulayarak gözaltına almıştır. 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu öğretmenlerinin demokratik haklarını desteklemek; uygulanan şiddet ve gözaltını kınamak amacıyla kamuoyuna bir açıklama yapmıştır.

Twitter hesabınızdan Kılıçdaroğlu’na verdiğiniz yanıtta, “Kılıçdaroğlu, Ankara’da, defalarca Emniyet Terör Şube'nin gözaltına aldığı, kamuda öğretmenlik de yapmayan, profesyonel eylemci HDPKK’lı eliyle polisle öğretmeni karşı karşıya getirmeye utanmıyor musun?” denilerek öğretmenler hedef gösterilmiştir.

Bu bilgiler kapsamında;

1. Sosyal medya hesaplarınızdan öğretmenleri hedef göstermeniz suç değil midir?

2. Demokratik haklarını kullanan öğretmenleri terörist ilan etmeniz suç değil midir?

3. Kamuda öğretmenlik yapmayanlar öğretmen değil midir?

4. Özel Sektör Öğretmenlerinin demokratik haklarını kullanarak ücret, çalışma şartları, iş güvenceleri ve sosyal hakları için eylem yapmaları suç mudur?

5. Öğretmenlere şiddet uygulayan, orantısız güç kullanan, demokratik haklarını kullanmalarına izin vermeyerek gözaltına alan polis memurları hakkında bir işlem yapılacak mıdır?

6. Özel sektörde çalışan öğretmenlerden özür dileyecek misiniz?




30 Ağustos 2022 Salı

30 AĞUSTOS ZAFERE GİDEN YOL

 30 Ağustos Zafere Giden Yol

Mustafa Kemal Atatürk hiç kuşkusuz çağının en büyük komutanıydı. Bir savaş stratejisti ve siyasi bir dehaydı… O, İtilaf Devletleri arasında paylaşılan; yakılan, yıkılan topraklarda küllerinden özgür vatanı kuran bir devrimciydi. 

Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk 30 Ağustos zaferinin hazırlıklarını Nutuk’ta şöyle anlatıyor, “…28 Temmuz 1922 günü öğleden sonra yaptırılan bir futbol karşılaşmasını seyretmek bahanesiyle ordu kumandanları ve bazı kolordu komutanları Akşehir’e davet edildi. 28/29 Temmuz gecesi komutanlarla genel olarak saldırı hakkında fikir alışverişinde bulundum. 30 Temmuz 1922 günü Genelkurmay başkanı ve Batı Cephesi komutanıyla tekrar görüşerek saldırının şeklini ve ayrıntılarını belirledik. Ankara’dan davet ettiğimiz Milli Savunma Bakanı Kazım Paşa da, 1 Ağustos 1922 öğleden sonra Akşehir’e geldi. Ordu hazırlığının tamamlanmasında Milli Savunma Bakanlığına ait olan işler belirlendi.”

30 Ağustos zaferini en ince ayrıntısını bile atlamadan Nutuk’ta ölümsüzleştiren Gazi Mustafa Kemal Atatürk, saldırı emrini ise şöyle anlatıyor, “Ordunun hazırlıklarının tamamlanmasıyla saldırının çabuklaştırılmasını emrettikten sonra tekrar Ankara’ya döndüm. Batı Cephesi komutanı 6 Ağustos 1922’de ordularına gizli olarak saldırıya hazırlık emri verdi. 20 Ağustos 1922 günü öğleden sonra saat 16.00’da Batı Cephesi Karargahı’nda, yani Akşehir’de bulunuyordum. Kısa bir görüşmenin ardından 26 Ağustos 1922 sabahı düşmana saldırı için Cephe Komutanına emir verdim.”

Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk, zafere giden süreci ise Nutuk’ta şöyle kaleme almış; “20/21 Ağustos 1922 gecesi 1. ve 2. Ordu Komutanlarını da Cephe Karargahı’na davet ettim. Genelkurmay başkanı ve Cephe Komutanının hazır bulunduğu toplantıda saldırının nasıl yapılacağını harita üzerinde kısa bir savaş oyunu tarzında açıkladıktan sonra, Cephe Komutanına o gün vermiş olduğum emri tekrar ettim. Komutanlar harekete geçtiler. 24 Ağustos 1922’de karargahlarımızı Akşehir’den saldırı cephesi gerisindeki Şuhut kasabasına taşıttırdık. 25 Ağustos 1922 sabahı da Şuhut’tan savaşı yönettiğimiz Kocatepe’nin güneybatısında çadırlı ordugaha naklettik. 26 Ağustos sabahı Kocatepe’de hazır bulunuyorduk. Sabah saat 05.30’da topçu ateşimizle saldırı başladı.”

26 Ağustos 1922’de Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesini başlatan Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa, “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!” emrini de vermiştir. Tarihler 30 Ağustos’u gösterdiğinde, Başkomutanlık Meydan Muharebesi kazanılmıştı. Ordularımız 9 Eylül’de İzmir’e girdiğinde İzmir’in dağlarında çiçekler yeniden açmıştı. 

Mustafa Kemal Atatürk bizlere özgür bir vatan bırakmakla kalmamış; savaş hakkında, günümüze ışık tutacak eşsiz tecrübelerini de bırakmıştır. Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk "Mutlaka şu ve bu sebepler için, milleti savaşa sürüklemek taraftarı değilim. Savaş zorunlu ve hayati olmalıdır. Gerçek kanaatim şudur: Milleti savaşa götürünce vicdanımda azap duymamalıyım, öldüreceğiz diyenlere karşı, ölmeyeceğiz diye savaşa girebiliriz. Lakin millet hayatı tehlikeye maruz kalmıyorsa savaş cinayettir".

Cumhuriyetimizin kurucusu Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “Yurtta barış, cihanda barış.” diyerek bizlere ve dünya halklarına “barış” yolunu göstermiştir.

Bizler de büyük zaferlerden barışa yol açanların yoldaşı ve barış yolcularıyız…

Yıldırım KAYA

CHP Ankara Milletvekili

29 Ağustos 2022