13 Ağustos 2022 Cumartesi

ÖZEL ÜNİVERSİTE ZAMLARINA KİM DUR DİYECEK!


ÖZEL ÜNİVERSİTE ZAMLARINA KİM DUR DİYECEK!

VAKIF ÜNİVERSİTELERİ KAR AMACI GÜDEN KURULUŞLARI GEÇTİ!

ÜNİVERSİTE ZAMMI YÜZDE 252 OLUR MU?

Vakıf üniversiteleri kar amacı gütmeyen kamu kurumu niteliğinde olmasına rağmen; “kar” amacı güden işletmeleri de ezdi geçti. Vakıf üniversitelerinin 2022-2023 yılı zamları TÜİK’in enflasyon oranını da gerçek enflasyon oranını da katladı…

Vakıf üniversitelerinin mütevelli heyetleri ücret zamlarında keyfi uygulamaların altına imza atıyor. Ailelerin mütevelli heyetlerle görüşerek zamların geri alınması ya da makul seviyeye çekilmesi talepleri de sonuçsuz kalıyor. Üniversite zamlarına dünyadaki savaşlar ekonomik kriz gerekçe gösteriliyor.

Vakıf üniversitelerine kayıtlı öğrenciler yapılan fahiş zamları ödeyemiyor. Özel üniversiteler verdikleri taahhütlerin dışına çıkarak, öğrencilerin eğitim hakkını gasp ediyor.  Anayasal suç işliyor.

Üstelik yapılan zamlar, yatay geçiş tarihinden sonra açıklanarak, öğrencilerin başka üniversitelere geçiş hakları da ellerinden alınmış!

Özel üniversiteler kayıt yaptırırken öğrencilere verdikleri taahhütlere uymuyor. Farklı üniversitelerden öğrenci ve aileleri bizleri arayarak yardım talep ediyorlar. “Bu adaletsiz uygulamayı durdurun, eğitim hakkımızın elimizden alınmasına izin vermeyin.” diyorlar. 

Özel üniversitelerde okuyan öğrenciler ve aileleri sorunun çözümü için çalmadıkları kapı bırakmadıklarını söyleyerek bizi arıyorlar. Yakında kayıt yenileme takviminin sona ereceğini, fahiş zamları ödeyemeyen öğrencilerin kayıtlarını yenileyemeyeceklerini, ödeyenlerin de varını yoğunu satarak kayıtlarını yenileyeceğini söylüyorlar. Öğrenciler de aileleri de çaresiz durumda! 

Bazı vakıf üniversitelerinin sözleşmesinde, “Okuduğunuz süre boyunca eğitim ücret artışı yüzde 5’i geçmeyecek!” afişleriyle reklam yapan, yıllık ücretlere en fazla yüzde 10 zam yapacağını taahhüt ederek öğrenci alan bir üniversite. Sözleşmesinde, “Okulun ara sınıflarının eğitim ücreti, bir önceki eğitim öğretim yılında ilan edilen ücrete (Y.İ-ÜFE+TÜFE)/2 oranına en fazla yüzde 5 artış; okulda devam eden öğrencilerin ücreti ise, öğrenci kayıt sözleşmesinde belirlenen eğitim ücretine, (Y.İ-ÜFE+TÜFE)/2 oranına en fazla yüzde 5 artış yapılarak hesaplanır.” hükmü yer alırken, zam oranının yüzde 252’ye kadar çıktığı ifade ediliyor.

Üniversiteler ticarethane değildir!

Vakıf üniversitelerinin kuruluş amacı da kar değildir! 

Eğitime, bilime, geleceğe vakfedilen bir paydır! 

Üniversiteler kar kapısı değil, bilim kapısıdır!

Özel üniversitelerin yönetimlerine daha önce yaptığım bir uyarıyı yeniden hatırlatmak isterim!

2547 sayılı Sayılı Yükseköğretim Kanununda 15 Nisan 2020’de yapılan değişiklik,  17 Nisan 2020’de 31102 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmişti. 

Neydi bu değişiklik?

2547 sayılı Kanunun ek 8 inci maddesine, “Vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışan öğretim elemanlarına, unvanlarına göre Devlet yükseköğretim kurumlarında ödenen ücret tutarından az ücret verilemez. Bu fıkra kapsamında devlet yükseköğretim kurumlarında ödenen emsal ücretin hesaplanmasında ilgili mevzuat uyarınca aylıklara ilişkin hükümlerin uygulandığı kadroya bağlı ödemeler dikkate alınır.” fıkrası eklenmişti.

Vakıf üniversiteleri bunu uyguladı mı?

Uygulamadı!

Ekonomik kriz varsa herkes için var!

Hangi özel üniversite öğretim elemanlarına, öğrencilerinden talep ettikleri oranda zam yaptı?

Kanunu uygulamayan, öğretim elemanlarını açlık sınırı altında ücrete mahkum eden bazı özel üniversiteler, şimdi de gençlerimizin geleceğini çalıyor. Ailelerin evini, arabasını, tarlasını, traktörünü sattırıyor!

Özel üniversiteler öğrenci alırken altına imza attıkları taahhütlere neden uymuyor?

YÖK buna dur demeyecek mi?

AKP yetkilileri gençlerin sesini duymayacak mı?

Saray bunu seyredecek mi?

Bu soygun düzenine dur diyecek siyasi bir irade yok mu?

Vakıf üniversitelerinin sözleşmenin dışına çıkarak  yüzde 200, yüzde 250 hatta yüzde 300 zam yapmaları kabul edilemez. 

Cumhurbaşkanına, Milli Eğitim Bakanına, YÖK Başkanına sesleniyorum; eğitim anayasal bir haktır, gençlerimizin geleceğini çalanları durdurun.

TBMM Başkanlığına verdiğim soru önergesi ile konuyu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’e sorarak Meclis gündemine taşıdım. Ayrıca CİMER aracılığıyla da Cumhurbaşkanlığına sordum. 

Biz CHP olarak gençlerimizin eğitim hakkının takipçisiyiz…

Eğitim bir insan hakkıdır, gasp edilemez!

Engellenemez!

Yıldırım KAYA

CHP Ankara Milletvekili

13 Ağustos 2022

 









3 Ağustos 2022 Çarşamba

2022 KPSS İPTAL EDİLMELİDİR

 


2022 KPSS İPTAL EDİLMELİDİR

ÖSYM SINAVDAN BİR AY ÖNCE 432 ÇALIŞAN VE İŞYERİ SENDİKA TEMSİLCİSİNİN YERİNİ DEĞİŞTİRMİŞ!

Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) lisans oturumu 31 Temmuz 2022 tarihinde yapılmıştı.  Ancak KPSS'ye giren adaylardan biri, Erzurum ziyaretimizin sabahı beni arayarak 20 civarında sınav sorusunun "Yediiklim Yayınevi"nin kitapçığında yayınlanan sorularla birebir aynı olduğunu söyledi. Daha sonra da soruların karşılaştırmalı fotoğraflarını gönderdi.

Konuya ilişkin bir video çekerek, birebir aynı olan sınav sorularının fotoğraflarıyla birlikte yazılı bir basın açıklaması yaptım. Ayrıca konuya ilişkin TBMM'ye iki ayrı soru önergesi vererek, hem Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer'e, hem de Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'a sordum. Ayrıca konu hakkında CİMER'den de bilgi talebinde bulundum. Partimizin Avukatlarıyla da görüşüp suç duyurusunda bulunduk.

Basına gönderdiğim açıklama ve soruların görselleri çok kısa sürede gündeme oturdu. Daha önce de FETÖ'nün soruları çalmasından dolayı büyük mağduriyetin yaşanmış olması, tepkilerin boyutunu daha da büyüttü.

ÖSYM Başkanlığı ise sosyal medya hesaplarından, “Bazı sınav sorularının bir yayınevinin deneme sınavı sorularıyla aynı olduğuna ilişkin sosyal medya platformlarında ortaya atılan iddiaların incelemelerimiz neticesinde asılsız olduğu anlaşılmıştır.” açıklamasını yaptı. 

Yıllardır sorular çalınır, deliller ortaya dökülür, şahitler konuşurdu; ancak ÖSYM’nin hiç sesi çıkmazdı. Ancak bu defa ÖSYM’nin ışık hızıyla olayı inceleyip, sınavda hiçbir şaibenin olmadığını açıklaması bizleri de şaşırttı.

CİMER'e başvurumdan birkaç saat sonra Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Recep Tayyip Erdoğan'ın Devlet Denetleme Kuruluna konuyu inceleme talimatı verdiğini açıkladı.

Cumhurbaşkanı ÖSYM Başkanını görevden aldı?

Bu açıklamadan sonra sosyal medya hesaplarımdan Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer ve ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün'ün de görevden alınması gerektiğini paylaştım. Cumhurbaşkanı Kararnamesiyle ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün görevden alındı. Ancak bu yetmez! Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer de görevden almalıdır. Diğer sorumluları da görevden almalıdır. Önceki dönem soruların çalınmasından sorumlu olan eski ÖSYM Başkanı Ali Demir’i cansiperane savunan Erdoğan’ın,  MHP’ye yakınlığıyla bilinen Prof. Dr. Halis Aygün'ü hızla görevden alınmasının da dikkatle takip edilmesi gerekir. 

Bir ay önce ÖSYM’de işyeri sendika temsilcisi ve 432 kişinin görev yeri neden değişti?

Bundan yaklaşık bir ay önce ÖSYM Başkanlığı, 2022 KPSS öncesi yine çok hızlı bir şekilde ÖSYM’de çalışan 432 kişinin görev yerini değiştirmiş. Hızını alamamış işyeri sendika temsilcisinin de yerini değiştirmiş.

ÖSYM’de örgütlü olan Tez-Koop-İş Sendikası, işyeri sendika temsilcisinin yerinin Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununa göre değiştirilmeyeceğini söyleyerek itiraz etmiş. Ancak bu itirazı dikkate almamış.

Kanuna aykırı bu uygulamayı da TBMM’ne verdiğim iki ayrı soru önergesiyle Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’e, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a ve CİMER’e sordum.

ÖSYM’de yerleri değiştirilen 432 kişinin yerine kimler getirildi?

İşyeri sendika temsilcisinin yeri kanuna aykırı bir şekilde apar topar neden değiştirildi?

Neyin hazırlığı yapıldı?

Sınava girecekler endişeli

Vatandaşlarımızın ÖSYM’ye güveni kalmamıştır. Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi’ne (ÖABT) girecek olan Metin Ünal öğretmenimiz gönderdiği mesajda  “Ayın 14'ünde ÖABT'ye gireceğiz. Bu kafayla nasıl olacak? Ben her soruyu şüphe ile mi okuyacağım?” diyerek endişelerini dile getiriyor. 

19 Kasım 2022 Cumartesi günü Uzmanlık/Başöğretmenlik Öğretmenlik sınavına girecek olan 602 bin öğretmenimiz de bu sınavın hakkaniyetsiz ve şaibeli sınavın iptal edilmesini talep etmektedirler. Öğretmenlerimizin hepsi uzmandır, uzman öğretmeni yeniden “uzmanlık” sınavına sokmak kazanılmış hakkın gaspıdır. Bu sınavın da derhal iptal edilmesi gerekir. 

Şimdi yapılması gereken Devlet Denetleme Kurulu’nun tüm şaibeleri araştırarak, sorumlular hakkında gerekli yasal işlemleri başlatmalıdır. Şaibeli olan 2022 KPSS iptal edilmelidir. 2022 KPSS'ye giren adaylar da sınavın iptal edilmesini istemektedir. 

Sorumluların bulunup, hak ettikleri cezayı almaları; KPSS adaylarının da mağdur olmamaları için konuyu çok yakından takip etmeye devam ediyoruz.

Kamuoyunda yükselen tepkilerin önüne geçmek için tiyatro oynanmasına asla izin vermeyeceğiz. KPSS mağdurlarının haklarını her platformda takip edeceğiz.

Hiç kimse endişeye kapılmasın, Abbas yolcu!

Gidiyor gitmekte olan, geliyor gelmekte olan…

 

Yıldırım KAYA

CHP Ankara Milletvekili

3 Ağustos 2022


17 Temmuz 2022 Pazar

Avrasya Üniversitesinde Akademisyen Kıyımı

 

Avrasya Üniversitesinde Akademisyen Kıyımı

Trabzon Avrasya Üniversitesinde 40’a yakın öğretim elemanı bayram öncesi işten çıkarıldı.  Bütünleme sınavlarını dahi gerçekleştiremeyen öğretim elemanlarının bir dönem boyunca anlattıkları derslerin sınavlarını kimin yapacağı ise belirsizdir.

2547 sayılı Sayılı Yükseköğretim Kanununda 15 Nisan 2020’de yapılan değişiklik,  17 Nisan 2020’de 31102 sayılı Resmi Gazete’de yadımlanarak yürürlüğe girmişti. Yapılan değişiklikle 2547 sayılı Kanunun ek 8 inci maddesine “Vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışan öğretim elemanlarına, unvanlarına göre Devlet yükseköğretim kurumlarında ödenen ücret tutarından az ücret verilemez. Bu fıkra kapsamında devlet yükseköğretim kurumlarında ödenen emsal ücretin hesaplanmasında ilgili mevzuat uyarınca aylıklara ilişkin hükümlerin uygulandığı kadroya bağlı ödemeler dikkate alınır.” fıkrası eklenmişti.

YÖK Kanunda yapılan ücret düzenlemesine rağmen, devlet üniversitelerinin yarı fiyatına öğretim elemanı çalıştıran Avrasya Üniversitesi yönetimi;  herhangi bir bildirim yapmadan akademisyenleri işten çıkartmıştır. İşten çıkartılan akademisyenlerden birinin intihar edeceğini söylemesi ise olayın vahametini ortaya koymaktadır. Mağduriyetlerin daha da derinleşmemesi ve acı olayların yaşanmaması için YÖK’ün olaya derhal müdahale etmesini gerekmektedir.

Yeni ücret düzlenmesinin vakıf yükseköğretim kurumlarının bazılarında uygulanmadığını, hatta öğretim elemanlarına asgari ücret seviyesinde ücretler ödenmeye devam edildiği ihbarları üzerine; 17 Temmuz 2020’de Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat OKTAY tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını için TBMM Başkanlığına bir soru önergesi vermiştim. Ancak soru önergemiz, konunun Milli Eğitim Bakanlığının görev ve yetki alanına girdiği belirtilerek Cumhurbaşkanı Yardımcısı tarafından yanıtsız bırakılmıştı. 

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay yetki alanımıza girmiyor demesine rağmen, YÖK, 14 Nisan 2022’de “Bazı Vakıf Üniversitelerindeki Akademisyenlerin Maaşları ve İşten Çıkarılmalarına Yönelik Kamuoyuna Yansıyan Şikayetlerle İlgili Açıklama” başlığıyla kamuoyuna bir açıklama yapmıştır. Açıklamada, “Söz konusu üniversitelerdeki şikayetleri denetlemek üzere YÖK Denetleme Kurulundan iki üye ve müfettişler görevlendirilmiştir. İncelemeler mevzuat kapsamında yapılmakta olup mevzuata aykırı tespitlerin olması halinde Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmelik'inin 25. Maddesi kapsamında ilgili yükseköğretim kurumuna önlemler uygulanacaktır. Ayrıca denetleme süreçleri ile ilgili olarak süreç şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşılacaktır.” denilmiştir. 

Özel üniversitelerin keyfi işten çıkarmalarına, kanuna rağmen öğretim elemanlarını kölelik ücretlerine mahkum etmelerine, YÖK’ün bir an evvel müdahale etmesi ve gerekli cezai yaptırımları uygulamaya sokması gerekmektedir.

Avrasya Üniversitesinden yükselen çığlığı YÖK’ün geç olmadan duyması gerek!

Yıldırım KAYA

CHP Ankara Milletvekili

17 Temmuz 2022