5 Aralık 2020 Cumartesi

VELİLERE DÖNÜŞÜMLÜ EĞİTİM İZNİ VERİLSİN

İçişleri Bakanlığının yayınladığı genelgeye göre okul öncesi kurumlarda (anaokulu ve kreş) eğitime ara verilmesi ile ilgili önemli sorunlar ve çelişkiler yer almaktadır. Bu kurumları diğer eğitim kurumlarından ayıran temel özellik çocuklara bakım hizmeti de veriyor olmalarıdır. Ayrıca bu dönemde çocuklar özbakım becerilerine sahip değillerdir. Çalışan ebeveynlerin çocuklarına bakamayacakları göz önüne alındığında alınacak kararların aileleri de düşünerek verilmesi önemlidir.

Eğitime ara verilen dönemlerde velilere de dönüşümlü olarak eğitim izni verilmelidir. Aksi takdirde çalışan ebeveynlerin çocuklarına kim bakacak? Özel kreş ve anaokullarında eğitime devam edilerek, kamu okullarında eğitime ara verilmesi ebeveynlerin özel kurumlara yönelmesine neden olacak ve bu kurumlarda yoğunluk yaşanacaktır. Bu durum salgın açısından risk oluşturacağı gibi, eğitimde fırsat eşitliğini de yok edecektir. Aynı şekilde anaokullarının kapatılıp kreşlerin açık tutulması da benzer bir yığılmaya ve eşitsizliğe neden olacaktır. Dolayısıyla okulöncesi eğitim kurumları bir bütün olarak değerlendirilmeli ayrı uygulamalara son verilmelidir.

Yüz yüze eğitime ara verilmesi yerinde bir karar olmakla birlikte öğrencilerin, velilerin, öğretmenlerin, çalışanların ve özel kurum sahiplerinin sorunlarına çözüm üretilmemesi başka sorunlara neden olmaktadır.

Okulöncesi ve kreşlerde yüz yüze eğitime ara verilmesi ile ortaya çıkan ve çıkacak olan sorunların çözümü için;

1- Her ikisi de çalışan velilere ücretli olarak birer hafta arayla dönüşümlü eğitim izni verilmelidir.

2- Öğretmenlerin öğrencileri ile uzaktan öğretime devam edebilmeleri ve gelişimlerini takip etmeleri sağlanmalı; öğretmen ve yardımcılarının ders ücretleri aksatılmadan ödenmelidir.

3- Özel kreş ve anaokulu olan ve sadece eğitimle ilgilenen kurum sahiplerinin kira giderleri, SGK primleri, vergiler vb. giderleri karşılanmalıdır.

4- Kantinlerden alınan kiralar dondurulmalı, servisçilerin giderlerinin bir kısmı karşılanmalıdır.

5- Anaokul ve kreşlere velilerin ödediği aidatlarının %50 si yüz yüze eğitimin yapılmadığı aylarda devlet tarafından karşılanmalıdır.

6- Okulöncesi kreşlerde ikili uygulamaya son verilmeli; kamu-özel, anaokulu-kreş ayrımı yapılmamalıdır.

Yıldırım Kaya

CHP Ankara Milletvekili

5 Aralık 2020

 

 

4 Aralık 2020 Cuma

ANKARA ESNAFI ZOR DURUMDA SARAY HÜKÜMETİ ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİ ÖRNEK ALSIN

Covid-19 pandemisi tüm dünyayı ve Türkiye’yi kasıp kavururken biz de Ankara esnafını nasıl etkilediğine dair çok sayıda saha çalışması ve ziyaretler gerçekleştirdik. Covid-19 pandemisinden etkilenen esnafın yaşadığı sorunları ve taleplerini tespit ettik. Partimizin çözüm önerilerini esnaflarımızla paylaştık.

Esnaf kuruluşlarımızı ziyaret ve saha çalışmalarından elde ettiğimiz verileri kamuoyuyla da paylaşmak istiyorum.

ANKARA KANTİNCİLER ODASI

Ankara Kantinciler Odasının 1100 kayıtlı üyesi var. Pandemi sürecinde 10'a yakın kantin işletmecisi iflas etmiş. Kantin işletmecileri kiralarını ödeyemez duruma gelmiş. Yüz yüze eğitim başlamadığı sürece, devlet desteği de verilmezse ilkokul, ortaokul, ortaöğretim ve üniversitelerde hizmet veren kantin ve kafeteryalar kapanmaya ve iflas sayıları artmaya devam edecek.

ANKARA KİTAP VE KIRTASİYECİLER ODASI

Müşterilerinin yüzde 90’ı öğrenci olan kırtasiyeci esnafı kepenk kapatmış; açık olanlar da siftah yapamıyor. Yakın zamanda yüz yüze eğitime geçmenin zor olduğunu söyleyen esnaf önünü göremiyor. Parasını bir yıl önce ödeyerek aldıkları okul malzemeleri raflarda bekliyor.

Pandemiden önce de kitap satışlarının düşük olduğunu söyleyen esnaf tamamen tükenmiş.

Ulus Anafartalar ve Kaledibi’nde toptan ve perakende satış yapan kırtasiye ve çantacılar kapanmış. Borçlarını ödeyemeyen esnaf dükkanlarını satmayı düşünüyor.  

ANKARA SERVİS ARACI İŞLETMECİLERİ ESNAF ODASI

Pandemi sürecinde okulların kapanması ve 2020-2021 eğitim ve öğretim yılında da uzaktan eğitime devam edilmesi öğrenci ve personel taşıyan servis aracı işletmecisi esnafını ve çalışanlarını da çok olumsuz etkiledi. Hiçbir yardım ve destekten yararlanamayan esnaf çaresiz destek bekliyor.

 ANKARA MİNİBÜSÇÜLER ESNAF ODASI

Ankara Minibüsçüler Odasının kayıtlı 2 bin 966 üyesi, 2 bin 56 aracı ve 6.000 çalışanı var. Pandemiden kaynaklı minibüslerin sadece 1/3'ü çalışabiliyor; kazançlar da buna orantılı olarak düşmüş. Okulların kapalı olmasının bu düşüşte büyük payı bulunuyor. Pandemi nedeniyle esnaf borcunu ödeyemiyor. 585 minibüse kredi borçları nedeniyle haciz işlemi başlatılmış. İcrada olan 60 araç da satışa çıkartılmış. Banka ipoteği nedeniyle esnaf araçlarını satmanın eşiğine gelmiş.

SİTELER ESNAFI

Pandemiden önce de defalarca ziyaret ettiğimiz Siteler esnafı çok zor durumda. İşler durma noktasına gelmiş. Bankalar da esnafın zor durumundan faydalanma yoluna giderek, faiz uygulama şartıyla kredileri erteliyor.

Kiracı esnaf ise pandemi döneminde işyerini kapatsa da kirasını ödemeye devam ediyor.  Esnafın ertelenen vergi, SGK, elektrik, su borcu şimdi toplu olarak talep ediliyor. Taksitlendirmek için de yüksek faiz uygulanıyor.

OKULLARA YEMEK TEMİZLİK VE GÜVENLİK HİZMETİ VEREN ESNAF VE ÇALIŞANLAR

Okullara yemek hizmeti veren yemek fabrikası işletmecileri ve çalışanları da pandemiden en çok etkilenen sektörler arasında yer alıyor.  Yemek fabrikalarında çalışan işçiler ile okullara temizlik ve güvenlik hizmeti veren şirket çalışanları da bu süreçte işsiz kalmış.  

ANKARA BÜFECİLER ODASI

Covid-19 pandemi sürecinde işyerlerinin ve okulların, kapanması; sokağa çıkma yasağının uygulanması işleri durma noktasına getirmiş. Özellikle de en çok iş yaptıkları sabahın erken saatleri ve akşam saatlerinde sokağa çıkma yasağının uygulanması işlerin tamamen durmasına neden olmuş.

TEKEL BAYİLERİ

Tekel bayilerinin satış saatlerinin 10.00 ile 20.00 saatleri arasında çekilmesi yüzde 50 ciro kaybına neden olmuş. Esnaf kirasını dahi ödeyemez duruma gelmiş. Tekel bayiler de  de paket servis yapma izin verilmesini istiyorlar.

KAHVECİLER ODASI

Kahvehanelerin kapatılması esnafı tamamen açlığa mahkum etmiş durumda. Aylardır kirasını, vergisini, kredi borcunu, çalışanının ücretini ödeyemeyen esnaf çok zor günler yaşıyor.

Yapılması Gerekenler

• 13 Mart ve sonrasında tahakkuk ettirilen ve pandemi sonuna kadar da tahakkuk ettirilecek tüm vergi, resim, harç, MTV Bağ-Kur prim borçlarının silinmesi.

• Banka ve Kredi Kefalet Kooperatifi kredilerinin faizsiz pandemi süresince ertelenmesi. Esnafa yönelik sicil affı çıkartılması

• Faizsiz ya da düşük faizli kredi verilmesi

• Servis aracı işletmecilerine nakdi yardım yapılması ya da faizsiz kredi verilmesi.

• Okul servis araçlarında çalışan ya da işten çıkartılanlara nakdi destek verilmesi.

• Kantin işletmecilerinin “Kısa Çalışma Ödeneği” kapsamına alınarak, pandemi sonuna kadar asgari ücret ödenmesi.

• Doğrudan akaryakıt desteği ya da akaryakıt fiyat desteği sağlanması.

• Yüz yüze eğitim başlayana kadar en az bir yıl kantin kiralarının alınmaması.

• Esnafın devletten alacaklarının derhal ödenmesi.

• 1170 lira olan ücretsiz izin parasının en az asgari ücret seviyesine çekilmesi.

•  Yeni asgari ücretin 3100 lira olması.

Sarayın başlattığı "Biz Bize Yeteriz Türkiyem" kampanyasında toplanan paradan, Covid-19 pandemisinden  olumsuz etkilenen lokanta, kafe, kafeterya,  kahvehane, sinema, tiyatro…vd. sektörlere destek verilmesi gerekir.  

Saray hükümeti, “Biz bu yardımları nasıl yapacağız?” diyorsa; Ankara Büyükşehir Belediyemizin Covid-19 pandemisi sürecinde esnafımıza yönelik yaptığı destek kampanyalarını ve çalışmalarının örnek alabilir.

Nasıl ki Ankara Büyükşehir Belediyemiz;

·        Esnaf temsilcilerini toplayıp sorunları tespit edip yardımlarını yapıyorsa…

·        Kafe ve lokantaları kapanan esnaftan karantinadaki coronavirüs hastası vatandaşlarımız için yemek temin ederek çift yönlü destek veriyorsa

·        Eczanedeki ilaç ihtiyacını karşılıyorsa  

·        Dar gelirli halkın marketlere borcunu iyilik hareketiyle sildiriyorsa,

·        65 yaş üstü ve engellilere destek veriyorsa,

·        Belediyeden alacağı olan esnafa nakit ödeme yapıyorsa…

Sosyal devletin de zor durumda olan esnafın derdine derman olması gerekir.

Bir belediyenin yaptıklarını devletimizin yapamaması/yapmaması kabul edilemez.

Sosyal Devlet bu zamanda esnafının yanında olmayacaksa ne zaman olacak.

Sosyal Devlet ekmeğe, suya muhtaç kalan esnafa şimdi el uzatmayacaksa ne zaman uzatacak?

“İtibardan tasarruf olmaz.” diyenler, bilmelidir ki itibar sırça saraylarda oturup halkını açlığa mahkum etmekle kazanılmaz. İtibar tam da bu zor dönemlerde halka verilen destekle kazanılır.

Yıldırım KAYA

CHP Ankara Milletvekili

4 Aralık 2020 

2 Aralık 2020 Çarşamba

LGS ve YKS’de Müfredat Adaletsizliği

Milli Eğitim Bakanlığı öğrencilerin Liselere Geçiş Sistemi (LGS) ve Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda (YKS) tüm müfredattan sorumlu olacağını açıkladı.

Bilgisayarı, interneti ve hatta televizyonu olmadığı için uzaktan eğitime erişemeyen öğrencilerin eğitim hakları ne olacak?

Bu çocuklarımızın eğitimde fırsat eşitliği hakkı yok mu sayılacak?

Konunun mutlaka yeniden değerlendirilerek, uzaktan eğitime erişemeyen öğrencilerin YKS ve LGS’de mağdur olmamaları için düzenleme yapılmalıdır.

Aksi halde; zengin ile dar gelirli çocuklarımız arasındaki eğitim makası daha da açılacaktır. Anadolu’nun ücra köşelerinde üniversite hayali kuran, istediği liseye gitme hayali kuran çocuklarımızın, gençlerimizin hayalleri yok edilecek, gelecekleri ellerinden alınacaktır. Saray iktidarının beceriksizliğinin bedelini çocuklarımız, gençlerimiz geleceğiyle ödeyecektir.

Geçen sene nasıl ki LGS ve YKS adayları birinci dönem yüz yüze aldıkları konulardan sorumlu tutulduysa, bu dönemde benzer uygulamalar düşünülmelidir.

Ya da sınav tarihi ertelenerek; tüm konular, tüm öğrencilere verildikten sonra sınav yapılmalıdır.

Yıldırım KAYA

CHP Ankara Milletvekili

2 Aralık 2020