25 Eylül 2020 Cuma

SAĞLIK BAKANI VE İÇİŞLERİ BAKANINA ÇAĞRIMDIR: MUHTARLARIN ÇIĞLIĞINA SES VERİN

Pandemi sürecinin başından bu yana canla başla çalışan muhtarlarımız şimdi de filyasyon ekiplerinde görevlendirildi. Mahallesinde köyünde her gün yüzlerce kişiyle iletişim halinde olan muhtarlarımızın Covid-19 testi pozitif çıkan hastaların evde denetimini yapması sağlıklı bir karar değildir. Muhtarlarımıza virüsün bulaşması demek hastalığın tüm mahallelere, köylere yayılması demektir.

Vefa destek gruplarında görevlendirilen muhtarlarımız aylardır vatandaşın ekmeğini, suyunu, alışverişini kapısına kadar ulaştırıyordu. Filyasyon ekiplerine de dahil edilmeleri hem riski arttırdı, hem de iş yükünü ağırlaştırdı.

Hayatlarını ortaya koyarak işlerini en iyi şekilde yapan muhtarlarımızın asgari ücretle çalıştırılmaları da ayrı bir vurdumduymazlık ve vefasızlıktır.

Sağlık Bakanımız Sayın Fahrettin Koca, Covid-19’un yayılma riskini göz önüne alarak muhtarlarımızı filyasyon ekiplerinden çekmelidir. İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu’ya da çalışma koşullarının ve ücretlerinin iyileştirilmesi için muhtarlarımızın çığlığına ses vermesi çağrısında bulunuyorum.

Yıldırım KAYA

CHP Ankara Milletvekili

25 Eylül 2020

22 Eylül 2020 Salı

CÜBBELİ HOCANIN BİLDİĞİNİ İÇİŞLERİ BAKANLIĞI BİLMİYOR MU?

Cübbeli Hoca olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü’nün, 2 bin civarında selefi derneğin silahlandığını iddia etmesi ve Cumhuriyet Savcısı'nın çağırması halinde, bu derneklerden en az 150'sinin ismini kendilerine söyleyeceğini açıklamasından sonra; İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından yanıtlanması için TBMM’ye bir soru önergesi vererek konuyu Meclis gündemine taşıdım.

TBMM’ye verdiğim soru önergesi:

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 
Aşağıdaki sorularımın Anayasa’nın 98, TBMM İçtüzüğü’nün 96 ve 99’uncu maddelerine uygun olarak, İçişleri Bakanı Süleyman SOYLU tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim. 22.09.2020

Yıldırım KAYA
Ankara Milletvekili

Cübbeli Hoca olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü, bir yıl önce Haber Türk, yakın bir zamanda da CNN Türk’te, 2 bin civarında selefi derneğin silahlandığını iddia etmiştir. Son olarak da Sözcü Gazetesi Yazarı Saygı Öztürk’e, Cumhuriyet Savcısı'nın çağırması halinde, bu derneklerden en az 150'sini isim isim kendilerine söyleyeceğini açıklamıştır. 

 İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy, “Bakanlığımızca, bugüne kadar selefi derneklerle ilgili yapılan denetimlerle birçok dernek kapatılmış, birçoğuna para cezası uygulanmıştır. İç Güvenlik Stratejileri Başkanlığı’nca da konunun önemine binaen 1,5 yıllık kapsamlı bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Bir kısım derneklerin silahlandığı iddiası ya da ihtimaline karşı da kayıtsız kalmamız mümkün değildir. Paylaşılan ilk demeçten sonra da derhal Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü denetçileri, terör ve istihbarat birimlerimiz tekrar tahkikata başlamıştır. Mesele aynı hassasiyetle takip edilmeye devam edilecek, idari ve adli süreçler işletilecektir.” açılamasını yapılmıştır.
 
İçişleri Bakanlığının yakından takip edip, müdahale etmesi gereken bir konuda, Cübbeli Hoca olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü’nün açıklamalarından sonra tahkikata başlattığını açıklaması toplumda büyük bir huzursuzluk ve korku yaratmıştır. 

Bu bilgiler kapsamında;

1. Bakanlığınız tarafından selefi derneklerinin faaliyetleri takip edilmiyor mu?
2. 150 selefi derneğinin yıllardır silahlanıyor olması ve bunun Bakanlığınız tarafından fark edilememiş olması nasıl mümkün olmuştur?
3. Cübbeli Hoca olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü’nün bildiğinin, İçişleri Bakanlığı tarafından bilinmemesi ve takip edilmemesi mümkün müdür?
4. Bakanlığınızın başlattığı incelemede Ahmet Mahmut Ünlü’nün bilgilerine de başvurulmuş mudur?
5. Kapatma ve para cezası dışında, Selefi derneklerinin kurucu ve yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulunulmuş mudur?
6. Olayın vahameti göz önüne alındığında, Bakanlığınızın sorumlu personeli hakkında bir soruşturma yapılmış mıdır? Yapılmamışsa bir soruşturma başlatılacak mıdır?

18 Eylül 2020 Cuma

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINDA RÜŞVET YOLSUZLUK VE KUMAR İDDİALARI

Bir süredir sosyal medya ve bir kısım internet sitelerinde, “MEB’de Büyük Operasyon”, “Adım Adım Ziya Selçuk Devirme Operasyonu” benzeri başlıklarla haberler yapılmakta ve Milli Eğitim Bakanlığının gizli belgeleri paylaşılmaktadır. Milli Eğitim Bakan Yardımcılarının, bürokratlarının ve danışmanlarının adları da verilerek yolsuzluk, rüşvet ve kumar iddiaları gündeme getirilmektedir. İlgili kişilerin, devlet memuru/bürokratı maaşıyla elde edilemeyecek büyüklükte mal varlığına sahip oldukları ileri sürülmektedir.  

Konuyu gündeme taşımak için Milli Eğitim Bakanlı Ziya Selçuk tarafından yanıtlanması için TBMM’ye bir soru önergesi verdim.

TBMM’ye verdiğim soru önergesi aşağıdadır:

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

 Aşağıdaki sorularımın Anayasa’nın 98, TBMM İçtüzüğü’nün 96 ve 99’uncu maddelerine uygun olarak, T.C Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim. 18.09.2020

          Yıldırım KAYA

      Ankara Milletvekili

Bir süredir sosyal medya ve bir kısım internet sitelerinde, “MEB’de Büyük Operasyon”, “Adım Adım Ziya Selçuk Devirme Operasyonu” benzeri başlıklarla haberler yapılmaktadır.

Yapılan haber ve açıklamalarda; Milli Eğitim Bakan Yardımcılarının, bürokratlarının ve danışmanlarının adları da verilerek yolsuzluk, rüşvet ve kumar iddiaları gündeme getirilmektedir. İlgili kişilerin, devlet memuru/bürokratı maaşıyla elde edilemeyecek büyüklükte mal varlığına sahip oldukları ileri sürülmektedir.

Söz konusu iddiaları içeren haber linkleri; Cumhurbaşkanı, Milletvekilleri, Milli Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, sendikalar… vd. kurum, kuruluş ve kişilerin sosyal medya hesapları etiketlenerek ihbarlarda bulunulmaktadır.

Ayrıca, Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının koruması altında bulunan gizli soruşturma dosyalarının kopyaları da sosyal medya hesaplarında ve internet sitelerinde paylaşılmaktadır.

Bu bilgiler kapsamında;

1.      Bakanlığınızın söz konusu yolsuzluk, rüşvet ve kumar iddiaları hakkında bilgisi var mıdır?

2.    Yolsuzluk ve rüşvet iddialarıyla ilgili herhangi bir inceleme yapılmış mıdır? Yapılmışsa sonucu ne olmuştur? İnceleme yapılmamışsa nedenleri nelerdir? İnceleme başlatılacak mıdır?

3.   Yolsuzluk ve rüşvet olaylarında adı geçen Bakan Yardımcısı ve Bakanlık çalışanları hakkında bir soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatılmamışsa başlatılacak mıdır?

4.   İddialar doğru değilse; Bakanlığınızı ve çalışanlarını itibarsızlaştıran, zan altında bırakan kişilerin tespit edilmesi için suç duyurusunda bulunulmuş mudur? Bulunulmadıysa, nedenleri nelerdir? Suç duyurusunda bulunulacak mıdır?

5.   Teftiş Kurulu Başkanlığının koruması altında bulunan gizli soruşturma dosyaları internet sitelerine nasıl ve kimler tarafından servis edilmiştir? Konuya ilişkin herhangi bir inceleme başlatılmış mıdır? Başlatılmamışsa neden başlatılmamıştır? Soruşturma başlatılacak mıdır?