SEN ATATÜRK DİYE BİR ADAMI DUYDUN MU? DİYE SORACAK MİLYONLAR VAR
Sevgili Kırklarelililer
Emperyalizme karşı verdiği mücadele karşısında dünyanın önünde saygıyla eğildiği, Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik saldırılar, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma gününde de devam etti.
Avcılar Milli Eğitim Müdürlüğü öncülüğünde, Avcılar Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi'nin organize ettiği Çanakkale Zaferi ve Şehitlerimizi Anma etkinliğinde okunan duada, Atatürk’ün adına yer vermeyerek bir kez daha kinlerini kustular.
Törene katılanlar arasında bulunan Albay Önder İrevül yapılan saygısızlığa seyirci kalmayarak, duayı yapan öğretmene, “Mustafa Kemal Atatürk’ü duydun mu sen hiç? Ona niye Fatiha okumadın?” diyerek tepkisini gösterip, töreni terk etmiştir.
Avcılar İlçe Milli Eğitim Müdürü Emin Engin ise, yaptığı açıklamada haddini aşan ifadelerle, Atatürk’ü kastederek, “Sadece dua sırasında adı geçmedi. Okunan Kur’an’dan ve duadan mı rahatsız oldular bilmiyorum.” diyerek saldırısına devam etmiştir.
Milli Eğitim Müdürü Emin Engin, 18 Mart Çanakkale şehitlerine okunan bir duada, Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün adının geçmemesini normalleştirmeye çalışıyor.
“Keşke Yunan galip gelseydi” diyen bir vatan hainine resmi ziyaretler gerçekleştiren, Diyanet İşleri Başkanlığı da, “Çanakkale Zaferi ve Birlik Ruhu” başlıklı cuma hutbesinde, Çanakkale kara savaşlarının kahramanı, Anafartalar Komutanı, Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün adına yer vermemiştir. Oysaki başında bulunduğu, Diyanet İşleri Başkanlığını da Mustafa Kemal Atatürk kurmuştur.
Sevgili Kırklarelililer
Ülkesinin kurucusuna düşmanlık eden böyle bir anlayış, dünyanın hiçbir yerinde görülmemiştir
Şimdi, bu Albayımız hakkında idari tahkikat başlatıldığı iddia edilmektedir. Bu iddia doğruysa, böyle bir tahkikat başlatıldıysa, bunu başlatanlar Atatürk düşmanlarıdır, bu anlayışın mimarlarıdır.
Milli Eğitim Bakanlığı bu tür saldırılara sessiz kalarak, saldırıların ortağı ve onay makamı olmaktadır.
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a sesleniyorum, il, il dolaşıp belediye başkan adayları için oy isteyeceğine, görevinin başına dön! Milli Eğitim Bakanlığı yap!
Görevlendirilmiş bazı sefiller; bizlere bağımsız bir vatan bırakan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e dualarda yer vermeyerek, karanlık hedeflerine ulaşacaklarını sanıyorlar.
Milli Eğitim Bakanlığını ele geçirenler, Atatürk adını silmek istiyorlar. Onlar; laik, demokratik, bilimsel eğitimin düşmanlarıdır. Eğitim sistemimizi karanlık bir yola soktular.
Şimdi de Atatürk’ün doğduğu topraklarda, yerel yönetimleri ele geçirip, yaşam tarzımıza ve tüm değerlerimize müdahale etmeye hazırlanıyor.
Buna izin verecek misiniz?
Mustafa Kemal Atatürk ülke sevdalısıydı, vatanseverdi!
O, ülkenin kurtuluşu için, üniformasını fırlatıp atmıştı.
Onun yolundan gidenler de koltukları ellerinin tersiyle iterek, ele ele, omuz omuza yürüyecektir.
Hiç kimse unutmasın!
Bu ülkede, vatanını, halkını seven, onurlu, bilinçli, cesur, Atatürk'ün askerleri var…
“Sen Atatürk diye bir adamı duydun mu?” diye soracak milyonlar var.
#MartınSonuBahar
Yıldırım Kaya
CHP Genel Başkan Yardımcısı
Ankara Milletvekili
21 Mart 2019/Kırklareli
21 Mart 2019 Perşembe
19 Mart 2019 Salı
ERDOĞAN MANSUR YAVAŞ’I TEHDİT EDERKEN ONUN KAZANDIĞINI DA AÇIKLADI
31 seçim çalışmaları Adana’da devam etti. Yerel basını ziyaret ederek açıklamalarda bulundum.
ERDOĞAN MANSUR YAVAŞ’I TEHDİT EDERKEN ONUN KAZANDIĞINI DA AÇIKLADI
Türkiye tarihinde ilk defa bu kadar antidemokratik bir ortamda seçime gidiyor. AKP, akıl almaz baskı yöntemleriyle seçimleri kazanmaya çalışıyor. İnsanlar başıma bir şey gelir mi diye kime oy vereceğini dahi açıklamaktan korkuyor.
AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, önce İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i hapse atmakla tehdit etti. Ardından, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu İstanbul Milletvekilimiz Sezgin Tanrıkulu’yu hedef gösterdi. 6 yaşındaki çocukların, 31 Mart akşamı ellerinde silahlarla valilikleri, kaymakamlıkları basacakları yönünde ipe sapa gelmez açıklamalarda bulundu.
Havuz medyası da boş durmadı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayımız Mansur Yavaş hakkında, çocuk tacizcisi ve şizofren birinin beyanlarını bahane ederek linç kampanyası başlattı. Mansur Yavaş’ın konu hakkında yaptığı açıklamalara ise havuz medyasında yer verilmedi.
AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir televizyon kanalında, Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız Mansur Yavaş’ı hedef alarak, tutuklatmakla tehdit etti. Erdoğan,”Mansur Yavaş, seçimlere girebilse dahi, seçimden sonra bunun bedelini kendisi ödeyeceği gibi bedelini Ankaralılara da ödetme durumuna düşer" dedi.
AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Ankara Büyük Şehir Belediye Başkan Adayı Mansur Yavaş'ı tehdit ederken, kurduğu cümleyle, Mansur Yavaş’ın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazandığını da açıklamış oldu.
YEREL BASIN ZOR DURUMDA
Birçok hakları verilmeyen ve kısıtlanan yerelde yayın yapan gazeteler, yerel kanallar ve radyolar dövizdeki artış nedeniyle çok zor durumda. Maliyetler yükselmiş, reklam ve ilan gelirleri düşmüş. Bazı gazeteler sayfa sayılarını azaltarak, bir kısmı da tamamen siyah beyaz baskı yaparak ayakta kalmaya çalışıyor.
Ulusal medyayı havuza bağlayarak kontrol altına alan AKP, muhalif olan, yerel basını da ekonomik olarak bitirmek istiyor.
Sarı basın kartı verilirken yandaş muhalif ayrımı yapılıyor. Yerel basında çalışan muhalif gazetecilerin sarı basın kartı almaları daha da zorlaştırılıyor.
Son 3 yıl içinde farklı basın kartı türlerinden 44 bin 417 başvurunun, yaklaşık yüzde 50’sine, olumsuz yanıt verilerek muhalif gazeteciler elenmiştir.
TÜRKİYEDE ÖZGÜR BASIN YOK
Türkiye’de internet yasakları her zaman vardı. Ancak 15 Temmuz 2016 darbe girişiminde sonra gerçekleştirilen 20 Temmuz sivil darbesinden sonra daha da baskın bir hale geldi. Birçok internet sitesi özellikle de haber siteleri kapatıldı.
• “AK Troller” olarak bildiğimiz, sosyal medya tartışmalarını manipüle eden, gündem yaratan, muhalif kişilere karşılık veren, yalan haberleri yayan, sayılarının 6000 bin olduğu iddia edilen sahte hesaplar, AKP tarafından destekleniyor.
• Özgür ansiklopedi olarak bildiğimiz Wikipedia 29 Nisan 2017 tarihinden bu yana tamamen erişime engellendi
• "İnternette özgürlük 2017" raporuna göre Türkiye internetin en çok kısıtlandığı ülkeler arasında yer alıyor.
• Türkiye’de internete erişim keyfi olarak kısıtlanmakta, sık sık bilinçli olarak yavaşlatılmaktadır.
• Sınır Tanımayan Gazeteciler, 2017 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'ne göre Türkiye 180 ülke arasında 180. sırada yer alıyor.
• Türkiye 12 yılda 56 basamak gerilemiş.
• Türkiye’de son verilere göre 135 gazeteci tutuklu.
• 2016 yılından bu yana 150'den fazla basın kuruluşu kapatıldı.
• 3 bine yakın gazeteci işini kaybettiği
• Çok sayıda gazetecinin pasaportlarına el koyuldu.
ADANANIN BÜYÜK SORUNLARI VAR
• Adana’da işsizlik Türkiye ortalamasının çok üstünde. Türkiye’de resmi rakamlara göre işsizlik oranı %13,5 olmasına rağmen, Adana’da bu oran yüzde 15’lerin üzerinde.
• Şehiriçi trafik sorunu çözülememş.
• Adana’nın altyapısı yetersiz
• Adana’nın ”Enerji İhtisas Sanayi Bölgesi” ilan edilmesi, söylemden öteye gidememiş.
• Adana, çarpık kentleşmenin en fazla olduğu iller arasında yer alıyor
• Adana’ya göç eden insanların, istihdam sorunu, eğitim sorunu, barınma sorunu çözülememiş.
• Çok verimli toprakları olmasına rağmen değerlendirlemiyor. Beyaz altın diyarı olmasına rağmen pamuk ekim alanları her geçen gün biraz daha daralıyor.
Ancak bu kadar verimli topraklara ve genç işgücüne sahip Adana, 31 Mart’ta bu gidişe dur diyecek. Adana’da hak ettiği şekilde yönetilecek…
Adana Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız Zeydan Karalar, Seyhan’da 25 yılda yapılacak hizmetleri 5 yılda gerçekleştirdi. Şimdi de bütün Adana’yı kucaklayacak. Yaşar Kemal’in Çukurova’sının beyaz altını yeniden hak ettiği değeri bulacak, Adanalının yüzü yeniden gülecek.
Ne yaparsanız yapın Adana’ya halkçı belediyecilik gelecek, Adana halkı refaha ve huzura kavuşacak.
#MartınSonuBahar
Yıldırım Kaya
CHP Genel Başkan Yardımcısı
Ankara Milletvekili
19 Mart 2019/Adana
CİHAT ÇAĞRISI YAPAN KİTAP OKULLARDA DAĞITILIYOR
CİHAT ÇAĞRISI YAPAN KİTAP OKULLARDA DAĞITILIYOR
Değerli Basın Emekçileri;
Son dönemde, Türkiye Cumhuriyetinin kurucu değerlerine hakaret eden, kendileri gibi düşünmeyenleri; “sürü”, “başıbozuk”, “şahsiyetsiz”, “içkici”, “faiz sever” diye tarif eden, laikliğe kin kusan, cihat propagandası yapan bir kitap okullarımızda dağıtılmaya ve okutulmaya başlandı.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın tavsiye ettiği ve okutulması zorunlu kitaplar arasında yer almayan, Cahit Zarifoğlu’nun, “Bir Değirmendir Bu Dünya” kitabı, kimler tarafından, ne amaçla çocuklarımıza zorla okutulmaya çalışılmaktadır.
Bu kitap ilk olarak Çanakkale İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafında düzenlenen kitap okuma yarışmasında lise öğrencilerine “okunması zorunlu” kitaplar arasında tavsiye edilmişti. Çanakkale Milletvekilimiz Özgür Ceylan’ın konuyu Meclise taşıması ve Milli Eğitim Bakanlığına yazılı soru önergesi vererek gündeme taşımasından sonra; Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, söz konusu kitabin, okunması zorunlu kitaplar arasında yer almadığı açıklaması gelmiş, Çanakkale İl Milli Eğitim Müdürlüğü de kitabı okunması zorunlu kitaplar listesinden çıkartmıştı.
Aynı kitap şimdi de Adana ilimizde okullara dağıtılmaya başlandı. Adana Milletvekillerimiz Burhanettin Bulut ve Milletvekilimiz Ayhan Barut, soru önergesi vererek konuyu Milli Eğitim Bakanına sordu, yaptıkları basın açıklamalarıyla da kamuoyunun bilgisine sundu.
Kitabın, “Bilge nesil yetişmesine katkıda bulunmak” için, Genç Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen Adana şubeleri düzenledikleri kitap okuma etkinliklerinde öğrencilere dağıtıldığını, okullara da kitap hakkında bilgilendirme yazısı gönderildiğini öğreniyoruz.
Genç Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen’in “Bilge nesil yetişmesine katkıda bulunmak” için Cumhuriyet devrimlerine kin kusan bir kitabı seçmesi oldukça düşündürücüdür.
FETÖ de “Altın nesil” yetiştirmek için aynı içeriğe sahip kitaplarını okullarımızda, yurtlarımızda yılarca çocuklarımıza okuttu. 15 Temmuz’da, FETÖ’nün kitaplarıyla yetişen neslin Türkiye için neler yapabileceklerini gördük.
Sayın Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk;
Bu sendikalar Milli Eğitim Bakanlığının yetkisini kullanarak okullarda istediği kitapları nasıl dağıtabiliyor? Kitabın okullarda okutulması için öğretmenler ve okul yönetimleri üzerinde nasıl baskı kurabiliyor? Bu sendikalar okullarda kitabın okutulması için propaganda yapma gücünü nereden alıyor? Kitabın “okutulması zorunlu kitaplar” arasında yer almadığını açıklamanıza rağmen, okullarımızda dağıtılması ve okutulmasını nasıl açıklayacaksınız?
Sayın Bakan, yetkinizi bu sendikalara mı devrettiniz, gücünüz mü yetmiyor kamuoyuna açıklayın.
Başta Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk olmak üzere, Adana Valisi ve İl Milli Eğitim Müdürünü göreve çağırıyorum.
Yıldırım Kaya
CHP Genel Başkan Yardımcısı
Ankara Milletvekili
19 Mart 2019/Adana
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

