19 Nisan 2023 Çarşamba

Öğretmenlerimizin Sorunlarını Nasıl Çözeceğiz?

“Atanmayan öğretmen sorununa öncelik vereceğiz. 100 bin öğretmen atamasını iktidarımızın ilk yılında yapacağız. CHP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı gibi Cumhuriyetin yüzüncü yılında da 100 bin öğretmen ataması daha yaparak, verdiğimiz sözleri ve planları eksiksiz uygulayacağız. Böylelikle, Millet İttifakının birinci yılda toplam 200 bin öğretmen ataması yapmış olacağız.”

Eğitimin temel unsuru öğretmen olduğu için öğretmen politikamızın hayata geçirilmesi elzem olacaktır. Öncelikle eğitim fakültelerini ele alarak, öğretmen yetiştirme politikasını çağın ihtiyaçlarına göre yeniden belirleyeceğiz. Eğitim fakültelerinin kontenjan sayılarını belirlerken ülkedeki öğretmen ihtiyacını dikkate alacağız. Aksi halde atanmayan öğretmen sayısı her geçen yıl artmaya devam edecektir.

Eğitimin köklü çözümlere ihtiyacı var. Köklü çözümlerden biri de gerçek Öğretmenlik Meslek Kanununu çıkarmaktır. Bu nedenle, 23 Kasım 2018 tarihinde TBMM Başkanlığına, “Öğretmenlik Meslek Kanunu Teklifi”ni sunduk. Teklifte, öğretmen yetiştirmesi ve istihdamı için “Öğretmen Yetiştirme ve İstihdam Kurulu” oluşturulmasına yer verdik. Ayrıca öğretmen ihtiyacının belirlenmesi için “Milli Eğitim Bakanlığı ile Öğretmen Yetiştirme ve İstihdam Kurulu eşgüdüm içinde, öğretmen ihtiyacına göre, planlı bir şekilde, eğitim fakültelerinin her yıl toplam kontenjanını belirler.” hükmünü düzenledik.

Sadece kontenjan sayılarını ayarlamak sorunu çözmez. Eğitim fakültelerinin niteliğini de yükselteceğiz. Üniversite sınavlarında öğretmenlik tercihlerine taban puan sınırlaması da getireceğiz.

Tabela üniversiteleri kurup, bu üniversitelere bağlı eğitim fakülteleri açmak, gerçekçi bir “öğretmen yetiştirme politikası” değildir. Olsa olsa “ucuz politika” yapmanın taa kendisidir.

ÖĞRTMELER KADROLU OLACAK

Bilimsellikten uzak politikaların sonucunda 800 binden fazla atanmayan öğretmenimiz bekliyor. 90 bine yakın ücretli öğretmen asgari ücretin altında, kölelik ücretiyle çalıştırılıyor. Öğretmenlerin iş güvencesi yok, 120 bin öğretmen sözleşmeli çalıştırılıyor…

Öğretmenler uzman öğretmen, başöğretmen diye ayrılmış. Eşit işe eşit ücret uygulaması yok; çalışma barışına darbe vurulmuş. Öğretmenlik mesleğinde KPSS ile atama yerine, “mülakat” adı altında torpil devreye sokulmuş, liyakat yok edilmiş.

Tüm bunlar öğretmenleri sefalete mahkum eden, öğretmenlik mesleğini değersizleştiren, saygınlığını yok eden uygulamalardır.

Sözleşmeli ve ücretli öğretmen uygulamasına son vereceğiz; öğretmenlerimizin tamamını kadrolu yapacağız.

Kanuni barajları uygulayarak atanmayan engelli öğretmenlerimizin atamasını yapacağız.

PİKTES öğretmenlerinin sorununu da biz çözeceğiz.

Öğretmenlerimizin aile birliğini de sağlayacağız.

Mevcut durumda; uzman ve başöğretmen olmaya hak kazanmış tüm öğretmenlerin unvan ve ücret hakları korunarak, çalışma yılı açısından uzman öğretmen/başöğretmen olma hakkı elde etmiş ancak sınava başvurmamış/girmemiş tüm öğretmenlere (yaklaşık 80 bin öğretmen) aynı ekonomik haklar sağlanarak, arada oluşan ücret uçurumunu gidereceğiz. Sınava girme hakkı olmayan (görev yılı 10 yıldan az olan) öğretmenlerin maaşlarında iyileştirme yaparak, uzman ve başöğretmenlerle aralarındaki maaş farkını azaltacağız.

Uzun dönemde ise öğretmenlik mesleğinde ilerlemeyi yeni düzelmeye tabi tutacağız. Emekli olan öğretmenlerimizin ekonomik ve sosyal haklarını koruyacağız.

ÖĞRETMENLİK MESLEK KANUNUNU ÇIKARTACAĞIZ

Önceliğimiz gerçek Öğretmenlik Meslek Kanununu ivedilikle Meclis gündemine getirmek olacaktır. Bunu yaparken de öğretmenlerden, eğitim uzmanlarından, sendikalardan, akademisyenlerden görüş ve güç alacağız; mutabakat sağlayacağız.

DEPREM BÖLGESİNDEKİ ÖĞRETMENLERİN MAĞDURİYETİNİ ÇÖZECEĞİZ

Öncelikle, depremzede öğretmenlerden talep edenlere tayin hakkı vereceğiz, bölgeye hızla öğretmen ataması yapacağız. Gönüllü olmaları durumunda, atanmayan öğretmenlerin ilk atamalarını deprem bölgesine yapacağız. Gönüllü olarak deprem bölgesinde görev yapmak isteyen öğretmenler ile rehber öğretmenleri de bu bölgelerde görevlendireceğiz.

Deprem bölgesinde görev yapmak için özendirici önlem olarak, mevcut öğretmen maaşlarının 1,5 katı ödeme yapacağız. Deprem bölgesinde görev yapan öğretmenler için hızla sağlıklı yaşama koşullarını oluşturacağız. Deprem bölgesine giden öğretmenlerin barınma sorunu kalmayacak.

CUMHURİYETİMİZİN YÜZÜNCÜYILINDA DA 100 BİN ÖĞRETMEN ATAYACAĞIZ

Atanmayan öğretmen sorununa öncelik vereceğiz. 100 bin öğretmen atamasını iktidarımızın ilk yılında yapacağız. Genel Başkanımız ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı gibi Cumhuriyetin yüzüncü yılında da 100 bin öğretmen ataması daha yaparak, verdiğimiz sözleri ve planlarımızı eksiksiz uygulayacağız. Böylelikle, Millet İttifakının birinci yılda toplam 200 bin öğretmen ataması yapmış olacağız.

ÖĞRETMEN ADAYLARININ SEÇİMİ, EĞİTİMİ VE ÖĞRETMENLİK MESLEĞİ

Eğitim sorunlarının tespiti ve çözümüne yönelik Cumhuriyet Halk Partisi olarak yaptığımız üç eğitim çalıştayında da öğretmen sorunları ve çözüm politikaları gündemimizdeydi.

Sorunları ve çözüm önerilerimizi “Öğretmen adaylarının seçimi, eğitimi ve öğretmenlik mesleği başlığı altında topladık.

Öğretmen adaylarının seçimi:

1. Öğretmen ihtiyacı önceden belirlenmeli ve bu ihtiyacın karşılanması için gerekli planlamanın yapılmalıdır.

2. Öğretmen Liselerinin tekrar açılması ve bu Lise mezunlarının üniversite giriş sınavlarında avantajlı kılınması sağlanmalı ve öğretmenlik mesleğine ilgi teşvik edilmelidir.

3. Eğitim Bilimleri Fakülteleri yeniden güçlendirilmeli ve köklü üniversitelerde Eğitim Bilimleri Fakülteleri açılmalıdır. Diğer eğitim fakültelerinin bazıları ise bölgesel olarak birleştirilmelidir.

4. Ataması yapılmayan öğretmen sorunun aşılması, öğretmenlerin istihdamının sağlanması için fakültelere alınan öğrenci sayılarının belirli bir plan doğrultusunda azaltılması yoluna gidilmelidir.

5. Öğretmenlik mesleğine yatkın olmayan öğrencilerin 3. Sınıftan itibaren başka fakültelere geçmesine izin verilmelidir.

Öğretmen adaylarının eğitimi:

1. Öğretim Teknolojileri yeterlilikleri bütün öğretmen adayları için kazandırılmalıdır.

2. Öğretmenlik profesyonel bir meslektir ve öğretmen yetiştirme Eğitim Fakültelerinin görevi olmalıdır “pedagojik formasyon” kursları kesinlikle kaldırılmalıdır.

3. Eğitim Fakültelerinin fiziksel koşulları iyileştirilmelidir.

4. Öğretmenlerin kültürel okuryazarlığının geliştirilmesi için eğitim fakültesi programlarında kültür, sanat ve spor dersleridir. Öğretmenliğin entelektüel bir meslek olduğunun vurgulanması gerekir.

5. Öğretmen adayının okul ortamını her yönüyle tanıması ve deneyimlemesi (yaparak yaşayarak öğrenmesi) için programlarda 2. sınıftan itibaren başlamak kaydıyla her yıl 1 ders olmak üzere 3 uygulama dersi yer almalıdır. Ayrıca programlar kapsamında okutulan diğer derslerde de teori ve pratiğin dengeli bir şekilde yer alması sağlanmalıdır.

6. Öğretmen adaylarının; eğitimin politika, ekonomi, sosyoloji, kültür, gibi alanlar ile bağını kurabilmeleri amacıyla öğretmen eğitimi programlarında Eğitim Sosyolojisi, Eğitim Felsefesi, Eğitimin Güncel Sorunları, Çok Kültürlü Eğitim, Eleştirel Pedagoji, vb. başlıklı dersler yer almalı bu derslerin içerikleri öğretmen adaylarının entelektüel gelişimine uygun olacak biçimde düzenlenmelidir.

7. Öğretmen yetiştirme programlarında mutlaka cinsel sağlık eğitimi yer almalıdır.

8. Öğretmenlerin hizmet içi eğitimi daha etkili hale getirilmelidir. Hizmet İçi Eğitim Enstitüsü bağımsız bir enstitü haline getirilmeli ve bölgelerdeki şubeleri de eğitim-araştırma uygulama merkezleri olacak biçimde yeniden düzenlenmelidir.

Öğretmenlik mesleği:

1. Öğretmenlik Meslek Kanunu ILO - UNESCO ortak belgesi olan Öğretmen Statüsü Tavsiye Kararı doğrultusunda tüm eğitim bileşenlerinin katılımıyla hazırlanmalıdır.

2. Öğretmenlik mesleğinin statüsünün geliştirilmesi için gerekli çalışmalar yapılmalıdır.

3. Ücretli ve sözleşmeli öğretmenlik uygulamasına son verilerek tüm öğretmenlerin kadrolu olarak istihdam edilmesi sağlanmalıdır.

4. Öğretmenlere yönelik mevcut kariyer sistemi kaldırılarak, öğretmenlerin eğitimin farklı alanlarında akademik kariyer yapmalarını sağlayacak yeni bir kariyer modeli getirilmelidir.

“MİLLET İTTİFAKI ORTAK POLİTİKALAR MUTABAKAT METNİ”NİNDE ÖĞRETMEN

Millet İttifakı Ortak Politikalar Mutabakat Metnimizde öğretmen politikalarına geniş yer verildi. Değerli öğretmenlerimizin, öğrencilerimizin ve kamuoyunun bilgisine bu maddeleri yeniden sunmak istiyorum.  

• Öğretmenlerimizin kurumsal ve toplumsal niteliği ile saygınlığını artırmayı temel önceliğimiz yapacağız.

• Öğretmen başına öğrenci sayısında OECD ortalamasına ulaşmayı hedefleyeceğiz.

• Öğretmenlik Meslek Yasasını değiştirecek, öğretmenlerin özlük haklarını iyileştirecek, öğretmenleri öğretmen, uzman öğretmen ve başöğretmen şeklinde gruplayan uygulamaya son vereceğiz.

•  Üniversite seçme sınavlarının, “Öğretmenlik Mesleği” ile ilgili tercihlerinde taban puanı sınırlaması getirecek, taban puanı arz ve talebe göre dinamik bir biçimde belirleyecek ve nitelik açısından kontrolü sağlayacağız.

• Ataması yapılmayan öğretmen havuzunu eriteceğiz.

• Öğretmenlik alanlarına uygun fakültelerden mezun olanlara, bitirdikleri bölümün giriş puanının ilgili eğitim fakültesinin giriş puanıyla denk olması ve Eğitim Fakültelerinde yüksek lisans yapmaları şartıyla öğretmen olma imkanı sağlayacağız.

• Öğretmen atamalarında mülakatı kaldıracağız.

• Öğretmenin kariyer gelişiminde; öğretmenin katıldığı seminerler, hizmet içi eğitimler, aldığı lisansüstü eğitim, katıldığı kurslar ve yürüttüğü ya da katılımcısı olduğu projeler ile öğrencilerinin başarılarını objektif olarak dikkate alacağız.

• Öğretmenlerin dijital içerik, interaktif ders ve akıllı tahta içeriği hazırlama gibi yeterliliklerini geliştirecek, bilişim teknolojileri dahil meslek içi eğitimlerine ağırlık vereceğiz.

• Eğitim fakültelerinin sayı ve öğrenci kotalarının uzun vadeli kalkınma planları çerçevesinde belirlenecek öğretmen ihtiyacıyla uyumlu olmasını sağlayacağız.

• Eğitim fakültelerindeki öğrencilerin kuramsal bilginin yanı sıra uygulamaya dönük eğitim almalarını, kısa-yüzeysel staj şeklinde değil okullarda eğitim içinde uygulamalı yetişmelerini ve yetkin bir öğretmen adayı olarak mezun olmalarını sağlayacağız.

• Eğitim fakültelerinin hepsinin akredite olmalarını sağlayacağız.

• Öğretmen adaylarının “Yüksek Lisans” ile Eğitim Fakültelerinden mezun olmalarını sağlayacak, doktora yapmalarını teşvik edeceğiz.

• Öğretmenlerin, öğrenci eğitimini aksatmayacak şekilde yurtiçi, yurtdışı eğitim, sempozyum ve benzeri etkinliklere katılmasını sağlayacağız.

• Dezavantajlı bölgelerde staj yapılmasını özendirecek, öğretmelerin bu bölgelerde daha uzun süreli kalmalarını teşvik edecek mali destekler sağlayacağız.

 

Yıldırım KAYA

CHP Ankara Milletvekili

DEPREM BÖLGESİNE ACİL EĞİTİM PLANI GEREK

DEPREM BÖLGESİNE ACİL EĞİTİM PLANI GEREK

“Deprem bölgesindeki çocukların tamamının eğitim öğretime erişiminin sağlanması için acil eylem planı hazırlanmalıdır. Eğitim sorunlarına hızla müdahale edilmeli ve en kısa sürede çözülmelidir. Çünkü eğitim beklemez, zaman kaybının telafisi zordur. Hayat boyu mağduriyetler yaratır…”

Anayasanın 42. maddesinde “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.” hükmü yer almakta; 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununda ise milli eğitimin temel ilkeleri sıralanmaktadır. Ancak bu hüküm ve ilkeler deprem bölgesinde rafa kaldırılmış; eğitimde fırsat eşitliği ve adalet kalmamıştır. 

• Öncelikli olarak deprem bölgesindeki çocukların tamamının eğitim öğretime erişiminin sağlanması için acil eylem planı hazırlanmalıdır. Eğitim sorunlarına hızla müdahale edilmeli ve en kısa sürede çözülmelidir. Çünkü eğitim beklemez, zaman kaybının telafisi zordur. Hayat boyu mağduriyetler yaratır…

• Üniversitelerden, demokratik kitle örgütlerinden, sendikalardan ve özel sektörden de destek alınmalıdır. 

• Deprem bölgesinde kırsal kesimi de kapsayacak şekilde hızla konteyner okullar kurularak, eğitim ve öğretime başlanmalıdır.

• Depremzede vatandaşlarımızın bir bölümünün köylere yerleştiğini göz önüne alarak kırsal bölgelerde ve köylerde hızla konteyner okullar kurulmalı, yeterli sayıda öğretmen ataması yapılmalıdır. Taşımalı eğitimden vazgeçilmelidir. 

• Ayrıca deprem bölgesindeki her okula bir PDR (Psikolojik danışmanlık ve rehberlik) öğretmeni atanmalıdır. 

• Depremzede öğretmenlerden talep edenlere tayin hakkı verilmeli, bölgeye hızla öğretmen ataması yapılmalıdır.

• Gönüllü olarak deprem bölgesinde görev yapmak isteyen öğretmenler ve rehber öğretmenler de bu bölgelerde görevlendirilmelidir.

• Gönüllü olmaları durumunda, atanmayan öğretmenlerin ilk atamaları deprem bölgesine yapılmalıdır.

• Deprem bölgesinde görev yapmak için özendirici bir önlem olarak, mevcut öğretmen maaşlarının 1,5 katı ödeme yapılmalıdır. 

• Deprem bölgesindeki görev yapan öğretmenler için sağlıklı yaşama koşulları oluşturulmalıdır. 

• Deprem bölgesinde LGS’ye girecek olan öğrencilerin sınava hazırlanamadığı gerçeğinden hareketle bu dönem için “Ortaöğretim Başarı Puanı” esas alınarak istediği okullara yerleştirilmelidir. Ayrıca bu öğrencilere seneye de sınava girme hakkı tanınarak yatay geçiş hakkı verilmelidir. 

• Deprem bölgesinde YKS’ye girip üniversitede bir bölüme yerleşen öğrencilerden, seneye de YKS’ye girmeleri halinde, bir defaya mahsus olmak üzere puan kesintisi yapılmamalıdır. 

• Depremzede öğrencilerin LGS ve YKS’ye hazırlık yapmaları için dershane, internet, bilgisayar, tablet, teknik destek, çeşitli araç gereç vd. hizmetler çok acil verilmeli, tüm masraflar da devlet tarafından karşılanmalıdır. 

• Deprem bölgesinde kalan ve başka illere giden tüm depremzede öğrencilerin eğitim öğretimlerine ilişkin ihtiyaç ve tüm hizmetler devlet tarafından ücretsiz karşılanmalıdır.

• Deprem bölgesinde öncelikli eğitim sorunlarından biri de okul öncesi eğitim sorunudur. Basına da yansıdığı gibi okul öncesi çocuklar cemaat ve tarikatlar tarafından çadır ve çeşitli evlerde tutulmaktadır. Deprem bölgesindeki okul öncesi çocuklar için hızla bakım evleri,  kreşler açılmalı; okul öncesi eğitime hızla geçilmelidir. Tüm Türkiye’de olduğu gibi, deprem bölgesinde de okul öncesi çocukların eğitimi Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılmalıdır. Bu görev çeşitli dernek, vakıf, cemaat, tarikat vd. kurum ve kuruluşlara bırakılmamalıdır. 

Yıldırım KAYA

CHP Ankara Milletvekili


14 Mart 2023 Salı

DEPREM BÖLGESİNDE EĞİTİMİN SON DURUMU


DEPREM BÖLGESİNDE EĞİTİMİN SON DURUMU

6 Şubat 2023 tarihinde merkezi Kahramanmaraş olan 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki iki deprem 11 ilimizi etkiledi. Büyük yıkımda 48 bin 448 (13 Mart 2023 tarihli resmi açıklama) vatandaşımız hayatını kaybetti, yüz binlerce vatandaşımız yaralandı, milyonlarca vatandaşımız evsiz kaldı.

Yaralarımızı sarmak için 85 milyon tek yürek olduk.

Canlarımızı kurtarmak için moloz yığınlarını ellerimizle kaldırmaya çalıştık.

Ancak asıl görevli kurtarmak olanlar, gerekenler zamanında deprem bölgesinde yoktu.

Bir sıcak çorba, bir battaniye, bir bardak su, bir dilim ekmek veremedikleri gibi, yardıma gelenlerde engel koydular. 

Gönüllü kurtarma ekiplerinin, DKÖ’lerinin, sendikaların, siyasi partilerin, odaların, belediyelerin zamanında müdahale etmeleri de engellendi.

Askerin deprem bölgesine inmesine izin verilmedi.

Oysaki zamanında müdahale edilse, on binlerce canımız kurtarılabilecekti.

Geç müdahaleden kaynaklı on binlerce canımız yitip gitti.

TSK 1999 depreminde zamanında müdahale ettiği için 10.528 vatandaşımızı enkazdan sağ çıkardı…

24 sene sonra TSK’nin deprem alanına inmesine izin verilmediği için elindeki tüm imkanlara rağmen sadece 327 vatandaşımızı enkazdan sağ kurtarabildi.

Bunun adı göz göre göre cinayettir!

ÇADIRLAR SATILDI! MEB ÇADIRLARA EL KOYDU!

Her konuda olduğu gibi depremde de büyük bir beceriksizlik, plansızlık, yönetememezlik ve liyakatsizlikla karşı karşıya kaldık.

Vatandaşlar soğuktan donarken Kızılay’ın çadırları depolarında 3 gün bekletip, yardım kuruluşu AHBAP’a parayla sattığını öğrendik.

Halkın bağışladığı gıdanın, hatta kanımızın bile satıldığını öğrendik! 

Bunların şokunu daha üzerimizden atamamışken, bu defada Milli Eğitim Bakanlığının çadır skandalıyla büyük bir şok daha yaşadık.

Eğitim-İş Sendikası Bursa Şubesi, Bursa'daki meslek liselerinde üretildiği söylenen çadırların aslında Gaziantep’ten satın alınarak Bursa’ya gönderildiği, Ömer Halisdemir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde açılarak üzerlerine MEB logoları yapıştırıldıktan sonra yeniden paketlenerek TIR'larla deprem bölgesine gönderildiğini açıkladı.

Vatandaş deprem bölgesinde soğuktan donarken bu nasıl bir vicdansızlıktır!

Bu nasıl bir algıdır?

Bu olayın sorumlusu sadece Bursa İl Milli Eğitim Müdürü ya da bakanlıktaki bir genel müdür müdür? Sadece bu kişilerin görevden alınması sorunu çözdü mü?

İstanbul ve Türkiye genelinde depreme dayanıklı olmayan okullar yıllardır güçlendirilme ya da yıkılıp yeniden yapılmayı bekliyor.

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünün bin 134 Özel eğitim kurumlarına (özel okullar, kreşler, sürücü kursları) verilen depreme dayanıklılık raporlarının sahte olduğu gündeme bomba gibi düştü. 

Ankara’da Kamuya ait depreme dayanıklı olmadığı için yıkılma kararı alınan okullar:

Keçiören de Aydınlıkevler Mesleki ve Teknik Anadolu, Yalçın Eskiyapan İlkokulu, Çankaya'da Bahçelievler Anadolu Lisesi, Anıttepe Anadolu Lisesi, Aliye Yahşi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Hacı Ömer Tarman Anadolu Lisesi, Ayrancı Aysel Yücetürk Anadolu Lisesi, Mustafa Kemal İlkokulu, Ayrancı Mesleki ve Teknik Anadolu lisesi, Ömer Seyfettin Anadolu Lisesi, Faik Güngör İmam-Hatip Lisesi, Etimesgut ilçesinde Şehit Ertan Akgül Anadolu Lisesi 

Ankara’da depreme dayanıksız özel okulların tespitleri henüz yapılmamış!

Türkiye genelinde kaç kamu ve özel eğitim kurumunun depreme dayanıksız olduğunu bilmiyoruz!

Buradan bir kez daha Milli Eğitim Bakanına soruyorum. 

Türkiye genelinde kamu ve özel kaç okulun depreme dayanıklılık incelemeleri yapıldı?

Bunlardan kaçı sağlam, kaçı yıkılacak?

İşin özeti milli eğitim hem eğitim öğretim açısından hem de yönetim açısından lime lime dökülüyor, sorumlu olan saray iktidarı suskun.

MEB GÖREVİNİ YAPMIYOR

MİLLİ Eğitim Bakanlığından aldığımız son verilere göre;

Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre sadece 218 bin öğrenci başka illere nakil yapılmış… 

Geriye kalan 3 milyon 428 bin öğrenci hala deprem bölgesinde.

Deprem bölgesinden bazı illere nakil olan öğrenci sayıları

İlin Adı Resmi Özel Toplam

Ankara 24.937 4.801 29.738

Antalya 18.272 1.877 20.149

Mersin 17.480 2.587 20.067

İstanbul         14.291 1.895 16.186

Konya 11.083    902 11.985

1. LGS ve YKS sınavlarına yönelik 717 adet Destekleme ve Yetiştirme Kursu (DYK) noktası

2. Temel Eğitim düzeyindeki çadır/konteyner sınıflar:

- 396 anaokulu

- 127 ilkokul

- 168 ortaokul

3. Ortaöğretim düzeyindeki çadır/konteyner sınıflar, 277 lise

4. Özel Eğitim Okulu 32 adet

DEPREM BÖLGESİNDE EĞİTİM YOK!

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer;

• Deprem bölgesinde MEB’e ait 20 bin 868 bina bulunduğunu, bunlardan yalnızca 24'ünün yıkıldığını, 83'ünde de ağır hasar olduğunu

• 10 ilde toplam 3 milyon 784 bin 411 (ilkokul, ortaokul ve lise) öğrencisi olduğunu açıkladı

Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre sadece 218 bin öğrenci başka illere nakil yapılmış…

Geriye kalan 3 milyon 428 bin öğrenci hala deprem bölgesinde.

Ama, kurulan çadır/konteynır okul sayısı toplamı sadece 1000  (bin)

717 de LGS ve YKS sınavlarına yönelik Destekleme ve Yetiştirme Kursu var…

Deprem bölgesinde kaç öğrenci ve öğretmen hayatını kaybetti?

Kaç okul kullanılabilir durumda belli değil!

Soru önergelerimize de yanıt yok!

Hayatta kalan öğretmenlerin kaçı çalışabilecek durumda?

Neden öğretmen ataması hala yapılamıyor, sorusu yanıtsız?

Öğrencilerin kaçı ailelerini kaybetti belli değil…

LGS ve YKS’ye hazırlanan öğrencilerin psikolojik durumları nasıl?

Bu çocuklar, bu psikolojiyle sınava nasıl girecekler?

Nasıl bir psikolojik destek veriliyor?

Bu konuda elimizde hiçbir sağlıklı veri yok!

Deprem bölgesindeki çocukların eğitim öğretim malzemeleri karşılandı mı?

İnternet, bilgisayar ihtiyaçları nasıl giderildi?

Defter, kitap vd. malzemeler karşılandı mı?

1000 tane çadır/konteyner okul yapılmış!

Koskoca Milli eğitim Bakanlığı yapa yapa sadece bunu yapabilmiş!

Geçekten yazık!

İçler acısı bir durum…

Vatandaşlarımız göçük altında günlerce kurtarılmayı bekledi, soğuktan donarak öldü!

Sağ kalanlar da hayat mücadelesi veriyor!

Devletin imkanları depremzede vatandaşlarımıza seferber edilmiyor!

Toplanan yardımların akıbeti bilinmiyor! 

SARIYER AKADEMİ BÜNYESİNDE HAYATA GEÇİRDİĞİMİZ TÜRKİYE AKADEMİ PLATFORMUNDA YAPTIĞIMIZ ÇALIŞMALAR

Türkiye Akademide Yapılan Çalışmalar:

• Çağdaş Yaşam Derneği öğrencilerine 64 ilde LGS-YKS desteği

• İzmit Belediyesi Çınar Akademi ile iş birliği

• Sarıyer Akademi ve Çınar Akademide deprem bölgesinden gelen öğrencilere yüz yüze ders desteği

• Galatasaray Üniversitesi’nde eğitim gören Sarıyer Akademi mezunu öğrencilerin depremzede öğrencilere yönelik, gönüllü LGS-YKS çalışmaları yapabilmeleri için açılan Türkiye Akademi platformu ve yayın desteği

• Sarıyer Belediyesi, Hatay Büyükşehir ve İzmit Belediyesi ortaklaşa Türkiye Akademi platformunun paylaşımı ve bu platformdan depremzede öğrencilere eğitim desteği

• Sivil Toplum Kuruluşları ile Türkiye Akademi platformunun paylaşımı

• Sivil toplum kuruluşları ile yapılan iş birlikleri ve Sarıyer Akademi işbirliği ile konteynır dersliklerde Türkiye Akademi platformundan canlı dersler verilmesi. Hali hazırda mevcut konteynerler; Adıyaman, Maraş, Hatay, Defne illerinde bulunmakta…

Türkiye Akademide Neler Var?

• LGS ve YKS konu anlatımları

• Ders fasikülleri

• Konu tekrarı, pekiştirme testleri ve videolu çözümler

• Testlerin sonucunda eksikleri belirleyen ve öğrenciyi ilgili ders anlatımına yönlendiren yapay zeka uygulaması (akıllı asistan)

• Deneme sınavları ve değerlendirme sistemi

• YKS tercih robotu

• Süreç içerisinde ara sınıflar da dahil olmak üzere canlı dersler