Mülakat mağduru öğretmenlerimizin durumunu, TBMM Başkanlığına verdiğim soru önergesiyle, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’e sordum:
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorularımın Anayasa’nın 98, TBMM İçtüzüğü’nün 96 ve 99’uncu maddelerine uygun olarak, T.C. Milli Eğitim Bakanı Mahmut ÖZER tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim. 14.01.2022
Yıldırım KAYA
Ankara Milletvekili
Bakanlığınız, 15 bin sözleşmeli öğretmen atama takvimine göre 27 Aralık 2021'de sözlü sınav sonuçları açıklamıştı. Açıklanan sonuçlara göre KPSS'den yüksek puan alan, hatta bölüm birincisi olan öğretmenlere baraj altı puanlar verilerek elenmişti.
KPSS’’den 80, 90, 95 puan alan başarılı öğretmenlere 55, 56, 58 gibi düşük puanlar verilerek elenmeleri büyük mağduriyet yaratmıştı.
Mülakatta düşük puan verilerek elenen öğretmenler, 03-07 Ocak 2022 tarihleri arasında sözlü sınav sonuçlarına itirazda bulunmuş, itiraz sonuçları ise 14 Ocak 2022'de açıklanmıştır. Ancak sınav sonucuna itirazda bulunan öğretmenlerin hiçbirinin sınav sonucunun değişmediği iddia edilmektedir.
Bu bilgiler kapsamında;
1. Sözlü sınavda baraj altı puan verilerek elenen öğretmenlerden kaçı sınav sonuçlarına itiraz etmiştir?
2. İtiraz eden öğretmenlerin sınavları kimler tarafından, hangi kriterlere göre yeniden değerlendirilmiştir?
3. Sözlü sınava itiraz eden öğretmenlerden kaçının sınav sonucu değişerek, atama hakkı kazanmıştır.
13 Ocak 2022 Perşembe günü Nagehan Alçı’ya açıklamalarda bulunan Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer kamuoyunu bilinçli bir şekilde yanlış bilgilendirmeye devam ediyor.
Sayın Genel Başkanımızın kendisinden randevu almadığını, hatta bir “hayırlı olsuna” bile gelmediğini söylüyor. Bizim eğitimle ilgili herkese kapımız açık diyor.
Öncelikle şunu söylemek gerekir. Sayın Özer sen kimsin ki Sayın Genel başkanımız seni ziyaret etsin! Sen sarayın sekreterliğini yapan bir atanmış kişisin.
Biz kamuoyunu doğru bilgilendirmek adına bu açıklamayı yapıyoruz. Tarih, saat ve belgelerle tek tek Özer’in yalan yanlış açıklamalarını yanıt verelim:
Öncelikle TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu CHP üyeleri olarak 01.10.2021 tarihinde Mahmut Özer’den yazılı olarak randevu talebinde bulunduk. Ancak bu talebe hala yanıt gelmedi.
Daha sonra Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun aşağıda tarih ve saat vererek sıraladığımız, mülakat mağduru öğretmenlerin sorunlarını Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer ile görüşerek öğretmenlerin sorunlarını aktarmak istedi.
Sare Halıcı öğretmenimiz 28.12.2021 saat 12.31’de bir tweet atarak mülakatta neden elendiğini sordu. Bunun üzerine Genel Başkanımız aynı gün saat 23.18’de “Yarın sadece ama sadece bu konu ile ilgileneceğim” diyerek bir tweet attı.
Genel Başkanımız özel kalemi aracılığıyla, 29.12.2021 saat 11.15’te MEB’ten randevu talep ediyor. Aynı gün saat 15.49’da mülakat mağduru gençlerle buluşmak üzere bir tweet atarak, 16.15’de mülakat mağduru öğretmenlerle CHP Genel Merkezinde buluşuyor..
Bu toplantının hemen ardından saat 16.43’te yine bir tweet atarak hem Erdoğan’a hem Özer’e çağrıda bulunarak bakandan randevu talebine yanıt beklediğini duyurdu.
Tüm bu taleplere yanıt alınamayınca 29 Aralık Çarşamba günü saat 23.00’da Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu “Yarın saat 13.00’da bakanlıktayım” diyerek bir tweet daha attı. 30.12.2021 tarihinde mülakat mağduru öğretmenlerle birlikte bakanlığın önüne kamuoyunu bilgilendirmek üzere gelerek basın açıklamasını yaparak ayrıldı.
Genel Başkanımız MEB önüne geldiğinde, kapı zincir ve paslı kilit ile kapatılmıştı!
Şimdi Mahmut Özer’e soruyorum, tüm bu olanlara rağmen nasıl olur da hala “Kılıçdaroğlu bizden randevu talep etmedi, etseydi kabul ederdik” gibi açıklamalarla kamuoyuna doğruları söylemeyerek yanıltıyorsun?
MİLLİ EĞİTİM BAKANI MAHMUT ÖZER ÖĞRETMENLERDEN ÖZÜR DİLEMELİ
Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’in Urfa Halilurrahman Ortaokulu'nu ziyaret ederken okul müdürüne, “Siz ne biçim adamsınız ya? Siz ne iş yapıyorsunuz? Para istediniz de para mı vermedik?” diye hakaret etmesini, öğrencilerinin önünde azarlamasını; Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürü Fevzi Kurt’a “Sayın Müdür, gezdirdiğiniz okul böyleyse gezdirmediğiniz okullar nasıl” diyerek alay etmesini hayretler içinde izledik.
Şanlıurfa’dan gelen bu görüntüler AKP’nin öğretmenleri değersizleştirip, saygınlığını yerle yeksan ettiği acı örneklerinden sadece birisidir. AKP döneminde hakarete uğrayan, azarlanan, öğrencisi ve öğrenci velisi tarafından tehdit edilip, şiddete uğrayan öğretmenlerin durumu normalleştirildi.
Daha dün İstanbul Ümraniye’de bir okul müdürünün veliler tarafından darp edildiği görüntüleri üzülerek izledik. Yöneticiler tarafından azarlanan Halil Serkan Öz öğretmenimizin üzüntüden kalp krizi geçirerek öldüğünü biliyoruz. Okullarda şiddet ve zorbalık vakalarının arttığı, hastanelerde doktorların şiddete uğradığı bir dönemde, Milli Eğitim Bakanı Özer’in bu davranışı şiddeti daha da arttıracaktır.
Okullarda ve eğitimde yaşanan sorunların sorumlusu 20 yıldır iktidarda olan AKP ve sürekli değiştirdiği Milli Eğitim Bakanlarıdır. Okullara gereken ödenekleri vermeyip, tüm masrafları velilere ve okul yönetimlerine yükleyen Milli Eğitim Bakanlığı, utanmadan sıkılmadan kameralar önünde okul müdürünü azarlamaktadır.
AKP yöneticileri sorumluluk alanlarındaki başarısızlık ve suçlarını başkalarına yıkmada çok mahirler. Mahmut Özer de Milli Eğitim Bakanı olduğunu, yıllarca Milli Eğitim Bakan Yardımcılığı yaptığını unutarak, okullardaki eksiklikleri okul müdürünün omuzlarına yıkmaya çalışıyor. Bunu yaparken de okul müdürü ve Milli Eğitim Müdürünü öğrencilerinin önünde küçük düşürerek yapıyor.
Sayın Bakan, ben Ankara Milletvekiliyim her gün onlarca okula gidiyorum, durum içler acısı. Öğretmenler, okul müdürleri “Ödenek yok en zorunlu ihtiyaçlarımızı bile karşılayamıyoruz.” diyorlar.
Sayın Bakan, siz gerçeklerden kopmuşsunuz. Okul müdürü ihtiyaçları için para istediğinde gönderiyor musunuz? Hangi okula gönderdiniz? Böyle bir uygulama var mı? Bunu hangi bütçe ile yapıyorsunuz?
Madem okul müdürleri para talebinde bulunduklarında Milli Eğitim Bakanlığı gönderiyor, buradan tüm okul müdürlerine çağrı yapıyorum, ihtiyaç listelerinizi hemen hazırlayın Milli Eğitim Bakanlığına gönderin.
Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’e de çağrımdır; Sayın Bakan kameralar önünde şov yapmayın, derhal okul müdürü ve İl Milli Eğitim Müdüründen özür dileyin.